Hallstatt’da Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Yukarı Avusturya eyaletinde yer alan, sahip olduğu çok sayıdaki geleneksel, yöresel ve doğal yerleri ile dikkat çekici bir tatil kasabası olan Hallstatt, kendisi ile aynı ismi taşıyan gölünün kenarında keşfedilmeye layık bir Avusturya ziyaret noktasıdır. Graz ve Salzburg kentlerine yakın olmasından ötürü, konumu ile de oldukça popüler olan ve jeostratejik öneme sahip olan Hallstatt, tipik bir Avusturya kasabasından farklı olarak pek çok tarihi ve turistik alana sahiptir. Merkezinde yalnızca bir yol vardır ve genelde araç kullanımına izin verilmemektedir.

UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan gölü ve çevresi ile, ziyaret edilmesi gereken bir destinasyondur. Çevrede yer alan şehirlere yapacağınız ziyaretlerde, harika dağ ve doğal alan manzarasına şahit olabilir ve balıkçılık ve yürüyüş ile ilgileniyorsanız mükemmel noktalarda mola verebilirsiniz. Kasabayı popüler yapan göl ise, 8,5 km uzunluğa ve 2 km’lik bir genişliğe sahiptir. Aynı zamanda, kıyılarında yer alan klasik Avrupa köyü evleri ve yaşam alanları ile pitoresk manzaralara ev sahipliği yapmaktadır.

Gezilecek Yerler

Hallstätter Gölü

Wikimedia

125 metreye varan derinliği, adeta bir Norveç fiyorduna benzeyen kıyıları ve ormanlık alanları ile Salzkammergut bölgesinde bulunan göl, Hallstatt’ın tanınmasında en büyük paya sahiptir. Dachstein sıradağlarıyla çevrelenmiş olan etrafı, fotoğraf meraklıları ve yürüyüşçüler için bulunmaz noktalar barındırmaktadır.

Steeg, Hallstatt ve Obertraun köyleriyle çevrelenen kıyı şeridi ise, eski kilise yapılarının ve pazar meydanlarının yer aldığı minik yerleşim yerleridir. Avusturya’nın tarihi bakımdan en önemli dağ göllerinden biri olan Hallstatter, Alpler’in sessiz ve huzurlu havasına, rahatça ulaşabileceğiniz patika yolları ve kıyı şeritleri ile hem sanat meraklıları hem de açık hava gezileri isteyenler için oldukça popüler bir noktadır. Göl üzerinde yapılan en yaygın aktiviteler ise balık tutmak, tekne turlarına katılmak ve çevresindeki harika dağ manzaralarıyla patika yollarda bisiklet sürmek ve yürüyüş yapmak örnek gösterilebilir.

Eski Kent ve Pazar Meydanı

bywayofpdx

7 bin yıllık bir geçmişe ve günümüzde sakinliğin ve huzurun doyasıya yaşandığı bir kasaba olan Hallstatt, merkezinde yer alan dik çatılı evleri ve çevresinde bulunan gölün verdği pastoral manzaralar ile dikkat çekmektedir. Köyün içerisinde insan sesi dışında pek az ses duymaktasınız. Oldukça geniş bir meydanı vardır ve eski tip evler halen görülebilmektedir.

Marktplatz denilen ana meydan, civarındaki şirin butik dükkanların yer aldığı ve buraya gelen turistlerin yoğun olarak fotoğraf çekinip gezdiği bir alandır. Aynı zamanda, evlerin balkonlarında çicekler bolca görülebilmektedir ve her yere kısa bir yürüyüş ile ulaşabilirsiniz. 19. yüzyılda inşa edilmiş ve uzun, ince ve sivri bir yapıya sahip olan Evanjelist Kilisesi de gözünüze çarpan en dikkat dikkat çekici yapı olacaktır.

Tuz Dünyası ve Skywalk

salz welten

1,030 metre yüksekliğe sahip Salzburg Tuz Dağı gibi bir çok muazzam ziyaret noktasının yer aldığı ve füniküler demiryolu, teleferik, yürüyüş ve tırmanış gibi ulaşım seçeneklerinin yer aldığı Tuz Dünyası, mükemmel manzaralar ve temiz hava ile iç içe konaklayabileceğiniz bir oteldir. Ayrıca, yakınlarında yer alan ve camdan üretilmiş bir yoldan ibaret olan Skywalk’ta, adeta gökyüzünde yürüyorcasına tur atabilir ve eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.

Günümüzde bir gözlemevi ve restoran olarak işletilen ve geçmişte madenleri işgal etmek isteyenlere karşı savunmak için yapılmış olan tarihi surları ve Rudolf Kulesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Yaklaşık 7 bin yıllık bir tuz madeni bölgesi olan yerde, dikkat çeken bir diğer önemli yer ise Yeraltı Tuz Gölü’dür. Buradaki en dikkat çeken detay, yıllar önce hayatını kaybetmiş bir kişinin cesedinin tuzlara gömüldüğünden dolayı uzun süre korunması ve ardından neredeyse hiç bozulmadan ortaya çıkarılmış olmasıdır.

Tuzdaki Adam olarak bilinen bu hadise, ziyaret noktasını daha da ilginç bir yer haline getirmektedir. Ayrıca, çocuklar ile tatile gelen gezginler için, Avrupa ve Avusturya’daki en uzun ahşap kaydırak olan Mega Slide’ı da ziyaret edilebilir. Toplam uzunluğu 64 metredir ve oldukça eğlenceli zamanlar geçirilebilir.

Salzkammergut ve Beş Parmak

e-wiki

Tuna Nehri’nin sağ kolu olan Traun Nehri’nin aralarından aktığı, dünyanın en iyi gözlem noktalarından birinin bulunduğu ve kimileri 3,000 metreyi bulan yüksekliklere sahip sıradağlarının yer aldığı bir tatil bölgesi olan Salzkammergut, 1997 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine alınmış ve kış sporları için çokca tercih edilen bir kaç doğa harikası alandan oluşmaktadır. Yaz aylarında ise yürüyüş severlerin akın ettiği patikalar ve tırmanış alanları ile ünlüdür. Aynı zamanda, bir dağdan diğerine ulaşımı kolaylaştırmak adına pek çok teleferik hizmeti kullanılabilmektedir.

Bir çok kişiye göre Avrupa’daki en iyi gözetleme noktalarından biri olan Beş Parmak, etrafında yer alan dağ ve vadi manzaralarını görmek ve her biri birbirinden farklı özellikler barındıran beş platformdan oluşan bir yerdir. El tasarımına sahip yapının her parmağı, farklı bir bakış açısına sahiptir ve biri tamamen camdan oluşmakta iken, diğeri Barok resimleri ile donatılmıştır. Ayrıca, bu platforma ulaşacağınız yolun sağ ve sol tarafında, çevreyi ve jeolojik özellikeri anlatan tabelalar mevcuttur.

Dachstein Mağaraları

Wikimedia

Alpler’in doğusundaki dağların altında yer alan ve 1,174 metre gibi devasa bir derinlikte bulunan Dachstein Mağaraları, birbirine bağlanmış ağ gibi bir yapıya sahiptir. İçerisinde ise, tıpkı Antalya’daki mağaralarda yer alan devasa buz sarkıtları, heykel formasyonuna kavuşmuş buz yapıtları ve daha pek çok şey barındırmaktadırlar.

Donmuş bir şelale görmek isterseniz, bunun için en iyi yerlerden birisi Dachstein’in içerisinde bulunan Rieseneishöhle, yani Dev Buz Mağarası’dır. Bu yeraltı dünyası o kadar büyüktür ki, müzik konserleri dahi düzenlenmektedir. Mamut Mağarası, antik dönemden kalma bir his veren büyük buz borularının yer aldığı ve galeri olarak sergilenen doğal oluşumlara sahiptir.

Bölgeye yapacağınız ziyaret öncesinde, rehberli turlar ve iklim koşulları hakkında geniş bilgiler edinmenizi tavsiye ederiz. Zira, saydıklarımız da dahil pek çok doğa harikasının yer aldığı mağaralar aşırı soğuklara sahip olabilmektedirler.

Katolik Bölge Kilisesi ve Ossuary Şapeli

lgeeker

Bölgede yaşayan insanların gömüldüğü mezarlığa ve göle oldukça yakın bir yerde, 15. yüzyılda inşa edilmiş olan Katolik Bölge Kilisesi, Geç Gotik dönemden kalma tavan freskoları ve ince kanatlı sunak bölümü ile görülmeye değerdir. 1980’li yıllarda, kilisede yer alan Hz. Meryem’in içinde yer aldığı 4 adet Gotik tarzındaki fresko çalınmıştır ve bu freskolar, 2018 yılının ilkbahar aylarında yerine geri konulmuştur.

Yıllar süren aramalar sonucunda elde edilen orjinal freskolar ile kilise, ziyaret edilmeyi hakeden bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ölü kemiklerinin saklandığı bir yer olan şapel bölümü ise, içerisinde yer alan kafatasları ve diğer objeler ile dikkat çekmektedir. Aziz Mezarlıkları’ndan çıkarılan ve günümüzde şapel içerisinde yer alan bir çok kemik ve kafatasının çoğu, 12. yüzyıla aittir ve kiliseyi ziyaret edenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken şapelin ilgi çeken yönlerinden biridir.

Dünya Mirası Müzesi

Torsten Kraft

Kentin, hem 7 bin yıllık bir tuz madenine hem de içerisinde bir çok tarihi ve kültürel binaya ev sahipliği yapmasından dolayı Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildiğini ve UNESCO tarafından koruma altına alındığını belirtmek gerekir. Zengin miras alanları, çevresinde yaşanmış tarihi olaylar ve daha pek çok farklı konuya değinen müze ise, aynı zamanda Keltlerin dönemine kadar geri gitmekte ve köyün tarihinde önemli bir yere sahip araç – gereçleri sergilemektedir.

Eski bir mezarlık üzerine inşa edilen diğer bir müze ise, Prehistorik Nekropol’dür ve içerisinde MÖ 5000 ile MÖ 1000 yılları arasında yaşamış uygarlıklara ait kalıntıların ve 4 bini aşan mezarın içerisinden çıkan eserler yer almaktadır. Mezardaki eşyaların yanı sıra Demir Çağı’ndan aletler de görülebilecek tarihi kalıntılar arasındadır.

Admont Manastırı

Richard Mortel

Hristiyanların Katolik koluna inanan ve Aziz Benedikt’in kendine ait kurallarına uyan insanlar tarafından bir tarikat oluşturulmuş ve Admont, eski bir tatil beldesi olarak bu tarikata ait pek çok manastırın yer aldığı bir yerleşim yeri olarak bilinmektedir. Admont Manastırı da, bu yapılar arasında en dikkat çekici olanıdır. Manastır, 1704 yılında inşa edilmiştir ve daha sonrasında Neptün çeşmesi ve küçük bir park eklemeleri yapılmıştır.

Aslen bir manastır-kilise görevi gören yapı, 70 metrelik ikiz kulelere ve yapım tarihi 1755 yılına dayanan oyma detaylara sahiptir. Aynı zamanda, görkemli ve bir o kadar da zarif detaylar barındıran Barok mimari düzeniyle kütüphane bölümü, ölüm, yargı, cehemmen ve cenneti tasvir eden heykelleri ve Elias ve Havariler freskosu da iç mekanın dikkat çeken bölümlerindendir.

Bu bölümler arasında en önemli yerin, içerisinde barındırdığı 900 erken dönem basım kitabı, 1,100 el yazması kitap ve daha bir çok farklı türün yer aldığı 100,000 ciltlik devasa kütüphane olduğunu söyleyebiliriz. Manastırın hemen yanında yer alan ve içerisindeki memeli, böcek ve kuşlardan oluşan sergileri ile Doğal Tarih Müzesi de ziyaret edebileceğiniz bir diğer noktadır.

Krippenstein Dağı

mngaiaus

Dachstein dağlarından biri ve 2,109 metre yüksekliğe sahip olan Krippenstein, teleferik ile ulaşabileceğiniz bir konumda yer almaktadır. 1959 yılında gerçekleşen bir kazada ölen ve aralarında öğrenci ve öğretmenlerin yer aldığı 13 kişinin anısına inşa edilen şapel, dağa doğru 15 dk sürecek bir yolculuğun ardından görülebilir. Dağın zirvesi ise harika manzaraların ve Welterbespirale’nin bulunduğu yerdir.

Welterbespirale, dış görünümü metalik bir gemiye benzeyen bir gözetleme evidir. Yakınlarında yer alan dağların ve çevrenin panoramik manzaralarını gördükten sonra, 10 dk’lık bir teleferik yolculuğunun ardından ulaşabileceğiniz ve 5 Parmak olarak bilinen gözetleme merkezine geçiş yapabilirsiniz.

Aziz Wolfgang

Katscollectedpics

Kendisi ile aynı adı taşıyan gölün kuzeydoğusunda ve Hallstatt’ın yaklaşık 36 km kuzeybatısında yer alan kasaba, içerisinde barındırdığı sağlık tesisleri ile oldukça popüler bir yerleşim yeridir. Avrupa çapında bir üne sahip olan ve 1712 yılında inşa edilen White Horse Inn, bir zamanlar Ralph Benatzky filmi için kullanılmış ve o zamandan beridir aynı aile için ikamet yeri olarak hizmet vermiştir.

Kasaba, özellikle yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, şirin ve pitoresk sokaklarında yürümek ve etrafı keşfetmek içi oldukça güzel bir yerdir. Aynı zamanda, Wolfgangsee gölünün hemen yukarısında yer alan ve 1429 ile 1477 yılları arasında Gotik mimari tarzında inşa edilen Aziz Globalgang Hac Kilisesi’ni de ziyaret etmenizi öneririz.

Kilisenin dikkat çeken detayları arasında, Barok tarzda 17.  yüzyılda inşa edilen ve daha sonrasında, 18. yüzyılda farklı bir renge boyanan çan kulesi örnek verilebilir.Yapının iç mekanında yer alan tavan ve duvar freskoları da oldukça detaylı ve göze hitap eder özellikler taşımaktadır. Kasaba merkezinde, 6 km uzunluğa sahip bir demiryolu da yer alır ve Schafberg dağına kadar gider.

Bad Aussee Kasabası

Hallstatt

Steiermark eyaletindeki en geniş tuz yataklarından birine sahip olan ve bölgenin kültürel ve ekonomik açıdan en önemli merkezlerinden biri olarak kabul edilen Bad Aussee, Hallstatt’a sadece 17 km mesafede yer almaktadır ve eski bir ticaret kasabasıdır.

Kasaba, civardaki Traun Nehri’nin 3 kolunun tam ortasına kurulmuş olmasından ve günümüzde sağladığı tuzlu su spa merkezleri ve sağlık tesisleri ile oldukça popülerdir. Kış aylarında ise ünlü bir kayak ve alternatif spor merkezine dönüşmektedir. Kasabada yer alan en önemli tarihi yapılar arasında ise, 13. yüzyılda inşa edilen Aziz Paul Parish Kilisesi, bölgedeki en güzel sanat eserlerinin yer aldığı ve 1420 yılında inşa edilmiş olan Meryem Ana Heykeli örnek gösterilebilir.

Spitalskirche ise, 1412 yılından günümüze kadar gelmeyi başarmış olan bir Gotik yapıdır. Ayrıca, 15. yüzyıla ait kanatlı sunakları ve sekizgen kulesi görülmeye değer bölümleri arasındadır. Mayıs ayından hazirana kadar olan zamanda yapacağınız bir ziyaret ile, bölgedeki güzel yerleri ve ünlü çicek bahçeleri de görebilirsiniz.

Altausseer Gölü

Wikipedia

Totes Gebirge sıradağlarının güneybatısında yer alan ve bulunduğu konum itibari ile oldukça önemli bir ziyaret alanı olan göl, toplamda 1 km’lik uzunluğa sahiptir. Göze çarpan diğer önemli yerler arasında ise, kış sporları ve spa aktiviteleri ile ünlü olan, Avusturya’daki en büyük maden ve tuz yatağına ev sahipliği yapan Altaussee Tuz Madeni ve istenildiği takdirde rehberli turlara katılabileceğiniz ve içerisinde oldukça güzel ve tarihi müzeler barındıran kasaba Altaussee örnek verilebilir.

Kasabadaki müzede yer alan ve savaş döneminde Naziler tarafından çalınan sanat hazilerin bulunduğu pek çok sergi ilgi çekicidir. Bunun dışında, kasaba merkezindeki Loserhütte’den Augstsee gölüne kadar yürüyebileceğiniz ve harika manzaralara sahip olan patika yolu da görmenizi tavsiye ederiz. Ayrıca,  Loserhütte merkezinden 1 saatlik tırmanma mesafesinde yer alan ve 1,838 metre yüksekliğe sahip olan Loser dağını da gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here