Innsbruck’da Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Inn Vadisi, İsviçre ile Viyana ve İtalya ile Almanya arasında bulunan ve bölgenin iki önemli trafik güzergahının kesiştiği alandır ve Innsbruck şehri burada yer alan en önemli ve popüler kentlerden biridir. Geç Gotik mimari tarzındaki evleri, tarihi ortaçağ dönemine kadar uzanan eski kent bölgesi, kıvrımlı sokakları ve caddeleri ile Avusturya’nın yıl boyunca turist akınına uğrayan bir şehri olarak göze çarpmaktadır.

Şehrin neresine giderseniz gidin, çevrenizdeki yüksek dağların olduğunu ve muhteşem manzaralarını görebilirsiniz. Nordkette yani Kuzey Zinciri,  ormanlık bir arazi olan Bergisel’in bulunduğu yerde yükselen ve pürüzlü zirvelerinde yer alan beyaz örtüler ile adeta pitoresk bir manzara sağlamaktadır. Bu dağ zincirinin yanı sıra 2,304 metre yüksekliğindeki Patscherkofel, çıkılabilecek bir zirveye sahiptir.

Kayakçılar arasında oldukça popüler bir yer olan Innsbruck, sadece dağları ile değil; kültürel yaşamı, tarihi binaları, kiliseleri, doğal yaşam ve milli park alanları ve daha pek çok turistik cazibe merkezi ile görülmeye değer bir şehir olarak karşımıza çıkmaktadır. 2. Dünya Savaşı’nda büyük hasar görmüş bir yerleşim yeri olan Innsbruck, günümüzde kış sporları için oldukça bilinen bir yer ve önemli bir turizm kenti haline gelmeyi başarmıştır. Bir zamanlar yapılan kış olimpiyatlarından geriye kalan kayak merkezleri, günümüzde halen kullanılabilir durumdadır ve pek çok kişinin şehri ziyaret etme nedenlerinin başında gelir.

Gezilecek Yerler

Hofkirche ve İmparator Mezarı

Sarah L. Donovan

1563 yılında, Geç Gotik mimari tarzında inşa edilen ve Innsbruck’taki en güzel tarihi yapılardan biri olarak kabul edilen Hofkirche, iç mekanındaki 17. yüzyıldan kalma koro perdesi, üç koridora sahip kilise salonu, merkezinden farklı olarak tasarlanmış kulesi ve dar koridorları ile görülmesi gereken bir çok özellik barındırmaktadır.

İmparator 1. Maximilian’ın mezarının yer aldığı ve müzesinin bulunduğu bölüm ise, kilisenin en önemli kısmı olarak kabul edilebilir. Alman Rönesans heykellerinin en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen ve 16. yüzyılda tasarlanan bir heykel de, müze içerisindeki önemli detaylardan biridir. 1584 yılında yerleştirilen ve imparatorluk figürü olan devasa siyah mermer lahit ise, 24 mermer kabartmalı bir ferforje ile kaplanmıştır ve her bir kabartma, imparatorun hayatında geçen önemli olayları tasvir etmektedir.

Anıt mezar, Kutsal Roma’nın yüceltildiği bir yapı olarak kabul edilir.  İç mekanda görülmeye değer diğer eserler arasında İngiltere kralı Arthur, imparatorun ataları, çağdaş sanatçılar ve Habsburg Kontu 4. Albrecht’in de içinde yer aldığı toplam 28 bronz heykel örnek gösterilebilir.

Altın Çatı

Enric Martinez i Vallmitjana

Eski dönemlerde ticaret ile uğraşan insanların bir arada yaşadığı ve yapıları ile ilgi çekici bir yer olan Herzog Friedrich Sokağı’ndan Eski Kent bölgesine doğru ilerlediğinizde, Innsbruck ve çevresinde oldukça popüler bir yer olan Altın Çatı’ya ulaşabilirsiniz. Yapının inşa amacı oldukça ilginçtir. İmparator Maximilian, Maria Sforza ile evliliğini kutlamak adına, yaldızlı bakır fayanslar ile kaplı, Geç Gotik mimari tarzına sahip bir yer inşa ettirmiştir. 1496 yılında tamamlanan yapının penceresinden bakıldığında, aşağıda yer alan meydan rahatça görülebilmektedir.

Maximilian da, eşi ile birlikte buradan bakarak meydandaki şenlikleri izlemiştir. Adeta bir evlilik hediye olarak inşa ettirilen yapı, günümüzde Innsbruck’ta görülmesi gereken en önemli mimari eserler arasında yer alır. Toplamda 2,657 adet yaldızlı bakır fayanstan oluşan korkulukları, yukarısındaki önü açık balkonda yer alan 10 adet figür kabartması ve zengin bir şekilde dekore edilmiş detaylı unsurları ile Altın Çatı, gerçekten muhteşem bir yapıdır. Hemen arkasında ise, 1822 yılında yeniden tasarlanan ve inşa edilen Neuer Hof yer alır ve eski bir ducal sarayı olarak göze çarpmaktadır.

Hofburg Sarayı

Anne-Sophie Redisch

18.yüzyılın ortalarında, Habsburg Hanedanlığı’nın ilk ve tek imparatoriçesi olan Maria Theresia’nın emri ile Rokoko ve Barok mimari tarzlarında yeninden inşa edilen, aslen 15. ve 16. yüzyıllardan kalma bir emperyal konut görevi gören Hofburg, günümüzde lüks daireleri gezebileceğiniz İngilizce rehberli turların yer aldığı bir saraydır.

Sarayın en dikkat çeken yanı ise, detayları göz yoran ince ayrıntılar taşıyan tavanıdır ve bu bölümün sahip olduğu boyadır. Dev Hol, cilalı mermerden yapılmış kocaman bir salon, 1775 yılında kalan 3 adet devasa tavan freskoları, imparatorluğun aile fertlerine ait portreler ve altın ve beyaz boya ile oluşturulmuş süslemeler, sarayın içerisinde yer alan muazzam detaylardan sadece bir kaçını oluşturmaktadır. Ayrıca Maria Theresia’ya ait odalar, İmparatoriçe Elisabeth’in dairesi, Mobilya Müzesi, Resim Galerisi ve Atalar Galerisi bölümlerini de görmenizi tavsiye ederiz.

Eski Kent Bölgesi

Wikimedia

Yaklaşık 800 yıllık bir tarihe sahip olan ve Innsbruck’un en ilginç turistik noktalarından biri olarak kabul edilen Eski Kent bölgesi, Moat veya Graben olarak tabir edilen bir sokak halkası ile çevrelenmiştir. Bölgeye girdiğiniz andan itibaren daracık sokaklar, yanyana dizilmiş ve sıkıştırılmış ortaçağ evleri, oryantal pencerelere sahip yapılar ve özellikle Rokoko, Barok ve Rönesans mimari sanat akımlarının bir arada yer aldığı ve içlerine Tyrolese tarzının da serpiştirildiği güzel örnekler gözünüze hitap edecektir.

Barok tarzında inşa edilmiş olan Helblinghaus, göz kamaştıran detaylı kabartma figürleri, dış cephesinde yer alan ilginç dekoratif süslemeleri ve görkemli yapısı ile dikkatinizi çekecek ilk bina olacaktır. Ayrıca, bu muazzam yapının hemen yakınında yer alan ve 16. yüzyılda inşa edilmiş olan Golden Eagle, geçmişte yaşamış imparatorların ve bir zamanlar Goethe gibi yazarların oldukça beğeni sunduğu bir ziyaret noktasıdır.

Eski Belediye Binası (Rathaus) ve kentin panoramik manzaralarını görebilme fırsatı sunan 14. yüzyıl mimari eseri Stadtturm da, 57 metre uzunluğundaki gözetleme kulesi ile dikkat çekici yerlerden biridir. Diğer yandan, 1494 yılında inşa edilen bir evin kule görevini yerine getiren Ottoburg ve mahkeme için yapılan 1490 tarihli Burgriesenhaus ve 1532 yılında inşa edilen Tötonik Düzen Evi Deutschordenshaus da görmeniz gereken yerler arasındadır.

Aziz James Katedrali

Josef Lex

Eskiden bir parish kilisesi görevi gören, ancak 1964 yılında katedral statüsü verilen Aziz James, koro bölümü üzerinde yer alan yüksek kubbesi ve batı cephesindeki ikiz kuleleri ile dikkat çekici bir yapıdır. 2. Dünya Savaşı sırasında gördüğü büyük zararın ardından tamamen restore edilen yapı, 1724 yılında ise farklı bir stile kavuşturulmuştur.

İç mekanda yer alan ve oldukça göze çarpan detaylar arasında Asam kardeşlerin yapmış olduğu detaylı sıva çalışmaları, en ilgi çekici olanı Aziz James’in Yüceltilmesi kabul edilen tavan resimleri ve tarihi 18. yüzyıla kadar dayanan, zengin bir oyma sanatına sahip süslemeler yer almaktadır. 1732 yılından günümüze kadar korunabilmiş olan yüksek Barok mermer sunakları da görülmeye değerdir.

Hubert Gerhard tarafından tasarlanmış olan ve koridorun kuzey ucunda yer alan anıt ise, Töton Şövalyesi Arşidük Maximilian için yapılmıştır. Günümüzde halen açık olan katedral, düzenli bir şekilde halk konserlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Nordkettenbahnen Dağ Teleferiği

Excursiones Deleon

Innsbruck’a yılın hangi zamanında gelirseniz gelin, her havaya uygun bir aktivite arayan gezginler için yapılabilecek en iyi şey, doğal ve aynı zamanda heyecan verici bir macera yaşatan Nordkettenbahnen’i kullanmaktır.

Şehrin merkezinden başlayan ve Inn Nehri boyunca devam eden füniküler demiryolu sistemi, sizleri Hafelekar bölgesine kadar götürmektedir. 2,300 metre yüksekliğe sahip Hafelekar’ın yanı sıra, teleferikleri kullanarak Hungerburg’a da varabilirsiniz. Burada yer alan restorantlarda yemek yiyebilir ve panoramik manzaraları izleyebilme fırsatı sunan platformları kullanabilirsiniz. Ayrıca, bu platformlara her durakta ulaşabilir ve indikten sonra etraftaki tepelerde yer alan çeşitli yürüyüş parkurlarına doğru ilerleyebilirsiniz. Tüm bunları rahat ve oldukça uygun bir fiyata yapabilmek için Innsbruck Kart almanızda fayda var.

Tirol Eyalet Müzeleri

Alfred Lex

Innsbruck’ta yer alan sanat galerileri ve koleksiyonlarının yanı sıra, müzelerin de oldukça büyük bir önemi vardır. Tirol Eyalet Müzeleri çatısı altında bir çok ulusal ve uluslararası müze bulunmaktadır ve bunlar arasında görülmesi gereken en detaylı yer ise, kapsamlı yerel sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapan Halk Sanatı Müzesi’dir.

Müzelerin çoğunda, özellikle Yukarı Inn Vadisi’nde oryantal pencereler, Ziller Vadisi’nde geleneksel mobilyalar, aletler, cam ve çömlek mağazaları, yarı ahşap evler, zengin kostümler ve tuğla evlerin minyatürleri yer almaktadır. Ayrıca, Gotik mimari tarzını yansıtan sayısı eserin yanı sıra, Flaman ve Hollandalı ustalara ait eserlerin yer aldığı ve yakın geçmişte üretilmiş tarihi koleksiyonlar dahil olmak üzere, Tirol tarihini ve kültürünü öğrenebilme fırsatı sunan Tirol Devlet Müzesi de görülmeye değerdir.

Diğer önemli müzeler arasında silah ve zırh koleksiyonları ile mükemmel Armory (Museum im Zeughaus) ve kentin ve bölgenin devasa panoramik manzara noktasının merkezinde bulunan büyüleyici Tirol Panorama ve İmparatorluk Piyadeleri Müzesi örne verilebilir.

Maria Theresia Sokağı

Wikimedia

Kuzeyindeki dağların verdiği muhteşem manzaralar ile, 17. ve 18. yüzyıldan kalma bir çok ev ve mağazanın bulunduğu sokak, oldukça geniş ve tarihi bir yerdir. 1706 yılında dikilmiş olan Aziz Anne Sütunu, sokağın tam ortasında yer alan Belediye Binası (Rathaus) ve daha pek çok mimari eser ile Maria Theresia Sokağı, Innsbruck’un gözde yerlerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca, Aziz Anne’nin hemen yanında bulunan Bakire Meryem heykeli, Aziz George, Tirol’ün koruyucu azizi ve diğer azizlerin yakınında bulunmaktadır.

Günümüzde İl Hükümeti ve Meclisi olarak kullanılan ve 1728 yılında inşa edilen Altes Landhaus, görkemli olduğu kadar, dikkatlice ve özenle seçilmiş cepheleri ile anıtsal bir Barok mimari tarzında inşa edilmiş saraydır. Yaklaşık 14 metre yüksekliğe sahip Savaş Anıtı, 1615 yılında yapılan Üçlü Birlik (baba, oğul, kutsal ruh) freskinin yer aldığı Servite Kilisesi ve tırmanma ekipmanlarının yer aldığı koleksiyonlarıyla Alpine Derneği Müzesi de görülmeye değerdir. Sokağın güney ucunda yer alan Zafer Geçidi ise, imparatorun oğlu Leopold’un İspanyol Infanta Maria Lodovica ile evlenmesinin şerefine 1765 yılında inşa edilmiş bir diğer önemli mimari eserdir.

Hofburg Bölgesi

Wikimedia

Hofburg, içerisinde yer alan kilise ve İmparatorluk sarayının yanı sıra, çevresinde de pek çok kültür varlığı barındıran bir bölgedir. Özellikle görmenizi önerdiğimiz yapılar arasında, 1587 yılında inşa edilen ve içerisinde gümüş kabartmalar, Meryem Ana figürleri ve gümüş rölyefler barındıran Gümüş Şapel en çok dikkat çeken yapıdır.

Bina, aslen Arşidük 2. Ferdinand’ın mezar şapeli mahiyetinde inşa edilmiştir. Sunağındaki gümüş kabartma figürlerinin yanı sıra, pek çok farklı mimari özelliği ile dikkat çekmektedir. Diğer önemli mimari eserler ise Cizvit Kilisesi, 60 metre yüksekliğe sahip olan ve 1640 yılında inşa edilen Üniversite Kütüphanesi ve aslen 1562 yılında bir Cizvit koleji olarak inşa edilen ve daha sonrasında farklı amaçlara hizmet eden Eski Üniversite binasıdır.

Kapüsen Manastırı ise, 1593 yılında inşası tamamlanmış olan ve 1528’den beridir var olan sunağı ile oldukça yaşlı ve bir o kadar da ilgi çekici bir mimari eserdir. Aynı zamanda, 1829 yılında kurulan Tirol Şehir Tiyatrosu dans, tiyatro, müzikal ve opera performanslarına ev sahipliği yapan ve oldukça önemli bir sanat merkezi olarak kabul edilen eserlerden biridir. Konser ve Sanat Köşkü binası da, civarda görülmeye değer yapılar arasına dahil edilebilir özellikler taşımaktadır.

Inn Nehri Kıyıları

Ali Bibi

Innsbruck’un tarihi yerlerini gezerken harika bir mola vermek, etrafı ve insanları gözlemlemek, çeşitli ve bir o kadar da ilginç yerler görmek istiyorsanız Inn Nehri, yürüyüşünüze başlamak için mükemmel bir noktadır. Gözünüze ilk çarpacak olan yapı, Mariahilf Bölgesi’nde yer alan, 17. yüzyıldan kalma freskoları, botanik bahçesi ve gözlemevi ile muazzam bir Barok mimari eseri olan Mariahilf Kirche’dir. Daha sonrasında, Eski Parish Kilisesi’ni ziyaret edebilir ve 1911 yılında inşa edilen yapının kendisi kadar görkemli bir yapı olan kulesini görebilirsiniz. Ardından, Hötting Ridgeway boyunca yürüyebilir ve şehir ve dağ manzaraları eşliğinde mükemmel bir atmosfer soluyabilirsiniz.

Yürüyüşünüzü sonlandırmadan önce, Neo Gotik mimari tarzının en iyi örneklerinden biri olan ve ve alt mahalle Aziz Nikolaus Bölgesi’nde yer alan kiliseye göz atabilirsiniz. Ayrıca, merkeze doğru ilerleyebilir ve eski Inn Köprüsü olarak bilinen Alte Innbrücke yakınlarındaki Innsbruck Pazarı’na gidebilirsiniz. Burası, Eski Kent bölgesinde yer alan ve Aralık ayı geldiğinde Noel Pazarı kurulan bir alandır.

Alpenzoo

Wikimedia

15.yüzyılda inşa edilen Weiherburg Sarayı’ndaki devasa bahçe içerisine kurulmuş olan ve Innsbruck’un Eski Kent bölgesinin merkezine sadece 1 km uzaklıkta yer alan Alpenzoo memeliler, sürüngenler ve kuşlar dahil olmak üzere pek çok hayvan çeşidinin yaşadığı, Alp bölgesindeki yabani hayvanların da bulunduğu bir hayvanat bahçesidir.

Alpler’den gelen 150 farklı türdeki ve sayıları 2000’i aşan hayvanların yanı sıra, soğuk su akvaryumu bölümde çok sayıda balık türü bulunmaktadır. Adeta doğal bir parkı andıran havası, harika manzaraları ve daha pek çok özelliği ile Alpenzoo, tatile çocukları ile çıkanlar için ziyaret edilebilecek en uygun noktalardan biridir. Ayrıca, Alpenzoo’dan biraz daha aşağı doğru ilerlediğiniz takdirde, şehre adını veren Inn Nehri’ni ve içerisinde 1748 yılında kalma Barok tarzı mimariye sahip bir kilise barındıran Mühlau ve villa banliyösünü de görebilirsiniz.

Ambras Sarayı

Wikimedia

Yerel dilde Schloss Ambras diye tabir edilen ve 1563 – 95 yılları arasında Arşidük Ferdinand tarafından ikametgah yeri olarak kullanılan saray, günümüzde oldukça değerli bir sanat müzesine dönüşmüştür. Kornschüttgebäude denilen ilk katta uygulamalı sanat eserlerinin yanı sıra bir çok heykel ve sanat koleksiyonları yer alırken, Unterschloss olarak bilinen Alt Kale’de ise detayları ile sizleri mest edecek bir zırh koleksiyonu bulunmaktadır.

Hochschloss’ta, sarayın Üst Kale’sinde, Arşidük Ferdinand’ın eşi Filipin Welser’in kullandığı ve 16. yüzyıldan bu yana gelebilmiş 1,5 metrelik özel bir küvet yer alır. Ayrıca, Alt ve Üst Kale bölümleri arasında Alman Rönesans tarzını tamamıyla yansıtan iç mekan detayı ve İspanyol Salonu gibi pek çok eşsiz örnek görebilirsiniz. Tyrolese’de yaşayan soylulara ait mükemmel freskoların yanı sıra, inşa tarihi 1507 ile 1571 yılları arasında değişen kestane tavan, zemin ve avlu bölümü de görülmeye değerdir.

Bergisel Olimpiyat Mirası

Daily Cappuccino

Bergisel, bir zamanlar muhteşem bir etkinlik olan ve şehrin tanıtımında büyük payı bulunan kış olimpiyatlarının yapıldığı tesislerin yer aldığı ve 746 metre yüksekliğe sahip bir tepedir. Geçmişte olimpiyat binasının yerine inşa edilmiş olan Olympia kayak ve atlama merkezi, ilgi çekicidir.

2003 yılında inşa edilmiş olan yapı, günümüzde modern bir kayak merkezine dönüşmesinin yanında, kulesi ile de oldukça dikkat çekicidir. 1809 yılında, Tyrolese’de yaşayan yerliler, Fransız ve Bavyera güçlerinin saldırısını burada püskürtmüş ve başkentlerini korumayı başarmıştır.

İlginç bir tarihe de sahip olan köyde 1893 yılında inşa edilen Andreas Hofer Anıtı, 1909 yılında yapılan Tyrolese Kaiserjäger ve anıt şapeli görmenizi tavsiye eder ve tepeye ulaşmak için en kolay yolun Stubai Vadisi Demiryolu’nu kullanarak rahatça ulaşabileceğinizi belirtmek isteriz.

Seefeld

Heather Cowper

Şehirde bulunan yamaçlar arasında en iyisi olarak kabul edilen, konaklama merkezlerine çok kısa bir mesafede yer alan ve Avustuya’nın en iyi kayak merkezi olarak büyük bir popülerliğe sahip olan Seefeld, her biri ayrı özellikler barındıran 6 farklı kayak pistinden oluşmaktadır. Toplam uzunlukları 500 km’yi aşan parkurlar, birbirne bağlantılı şekilde oluşturulmuştur ve bütün bunların yanı sıra yakınlardaki Igsl Köyü,  Innsbruck’un muazzam manzaralarını görebileceğiniz ve her yaştan insana hitap eden kayak pistleri ile göze çarpmaktadır.

Eğer kendinizi uzman bir kayakçı olarak görüyorsanız, Hugerburg – Seegrube, Hafelkar bölgesinde yer alan en zorlu pistlere sahiptir. Tulfe ve Mutters bölgeleri arasındaki Axamer-Lizum ise, aynı adı taşıyan köyün yamaçlarına kurulmuştur ve Innsbruck’un on kilometre uzağında yer alan bir arazidir.

Kayak meraklıları tarafından en beğenilen yer ise, oldukça popüler bir tatil köyü olan Seefeld’tir. Küçük ancak oldukça ilginç unsurlara sahip olan Seefeld, Gotik tarzı yapıları, heykelleri, muhteşem freskoları ve duvar kabartmaları ile Aziz Oswald kilisenin bulunduğu yerleşim yeridir. 15. yüzyılda inşa edilen kilisenin yanı sıra, plaj ve yüzme havuzları ile oldukça bilinen bir yer olan Wildsee’yi de görmek isteyebilirsiniz.

Wilten Parish Kilisesi ve Bazilikası

Alfred Lex

Tirol’de, Innsbruck’un başkent olduğu eyalet sınırları içerindeki en iyi Rokoko tarzı kilise olarak kabul edilen, iki devasa kuleye sahip olan ve şehrin güneyindeki Wilten semtinde yer alan Parish Kilisesi ve Bazilikası, kentte görülmeye değer dini yapılar arasında en çok dikkat çekenlerden biridir. Matthäus Günther tarafından yapılmış muazzam tavan freskoları, Franz Xaver Feuchtmayer’e ait olan ve yüksek sunağın dört sütunu, 14. yüzyıldan kalma ilginç bir kumtaşı figürü ile dizayn edilmiştir.

Kilisenin yapım tarihi 1755’tir. Ayrıca, kilisenin tam karşısında yer alan ve 1138 yılına kadar uzanan geçmişi ile Stift Wilten’in büyük binası, Barok tarzına uygun olacak şekilde 1695 yılında yeniden inşa edilmiştir ve bir manastır görevi görmüştür. 17. yüzyıla damgasını vurmuş olan bu yapıdaki göze çarpan özellikler ise, devasa bir Gotik figürü, yüksek altar bölümünün üzerindeki Süleyman Tahtı ve manastırın temelidir.

Swarovski Kristal Dünyası

André Almeida

Swarovski’yi hemen hemen herkes bilir ve kristal taşları sert kıvrımlar ile pürüzsüz kesebilen bir marka olarak hayranlık uyandırır. 1895 yılında kurulan ve günümüzde dünyaya yayılmış bir üne sahip firmanın vitrini ve tanıtımı için Daniel Swarovski tarafından tasarlanan yapı, günümüzde Innsbruck’un turizmine katkı sağlayan bir müze ve sanat galerisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ürün tanıtımlarından geriye kalan ve müzede görülmeye değer şeyler arasında dünyanın dört bir köşesinden gelen ve çağdaş sanatçılar tarafından tasarlanan eşsiz kristal eserler, 14 farklı bölümde gösterilmektedir. Ayrıca, dış tarafta yer alan Kristal Orman bölümü de görülmeye değer bir peyzaja sahiptir. İnsan kafasına benzeyen ve ağzından su akan bir ‘mini şelale’ de görülecekler arasında yer alır. Kristal Tiyatro ve ziyaret edilebilecek diğer bölümleri ile Swarovski, kentte gidilecek en ilginç yerlerden biridir.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here