Klagenfurt’da Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Slovenya ve İtalya ile sınırı bulunan ve Karintiya’nın başkenti statüsündeki Klagenfurt, Avusturya’nın güney tarafında yer almaktadır. Sassnitz bölgesinin ormanlık alanları ve Slovenya’dan kent merkezine kadar gelen Karawanks sıra dağlarıyla çevrelenmiş bir yerleşim yer olan Klagenfurt, bir pazar kasabası olarak 1161 yılında kurulmuştur.

Modernizmin ve antik dünyanın bir arada görülebildiği şehir merkezinde tarihi binalar, son moda ürünleri satışa sunan butikler, pitoresk çevre düzeni, galeriler ve kafeler bulunmaktadır. Neredeyse her Avrupa kentinde bulunan Eski Kent bölgesinin yanı sıra, çok sayıda bulunan ve oldukça çekici görüntüler barındıran Rönesans avluları da ilgi çeken yerlerdendir. Merkezin en yoğun bölgelerinden birinden geçen ve Klagenfurt ve çevresindeki en büyük göl olan Wörthersee’ye kadar uzanan bir kanal yer almaktadır. Oldukça cazip görüntülere sahip kanal ve hendek, 1527 ile 1558 tarihleri arasında inşa edilmiştir.

Yerel dilde ‘halka’ olarak adlandırılan ve Eski Kent bölgesini çevreleyen surlar, şehre otantik bir hava katan en ilginç unsurlardan biridir. Kayda değer sayıda bahçe ve parkın içerisinde yer aldığı surların yanı sıra, görülmeye değer daha pek çok farklı yer mevcuttur.

Gezilecek Yerler

Hochosterwitz Kalesi

NZGandG

Avusturya’daki en ihtişamlı ve etkileyici kalelerden biri olan ve Launsdorf kasabasında yer alan yapı, 160 metre yüksekliğindeki bir tepe üzerine kurulmuştur ve Klagenfurt’a yalnızca 21 km mesafede bulunmaktadır. Yüzyıllar boyunca Avrupa ve Osmanlı arasındaki son nokta olarak görev yapmış olan kale, hiç bir zaman ele geçirilememiştir. Kalenin geçmişi ise MS 860 yılına kadar dayanmaktadır.

Kaleye çıkarken göreceğiniz manzaraların yanı sıra, çıktığınız sarmal yol dikkatinizi çekecektir. Ayrıca, 620 metre uzunluğa sahip olan Burgweg köprüsü, içerisinde yer alan 14 kapısı ve yolun sonunda göreceğiniz devasa avlu da görülmesi gereken detaylardandır. Kalenin içerisine girdiğinizde ise, 1570 tarihinden günümüze kadar gelebilmiş tavan resimleri, incecik duvarı ve oldukça şirin bir görüntüye sahip şapel ve yüksek sunağı ile kalenin güneybatısında yer alan 1729 tarihli kilise görülmeye değerdir. Rehberli turlara katılabileceğiniz gezinizde, Khevenhüller bölümdeki silah, resim ve antik mobilyalara da göz atmayı unutmamalısınız.

Alte Platz ve Belediye Sarayı

Wikimedia

Şehrin en eski bölgelerinden biri olan ve Alte Platz olarak adlandırılan uzun cadde, günümüzde sadece yayalar tarafından kullanılan ve içerisinde Eski Belediye Binası (Altes Rathaus) başta olmak üzere pek çok görülmeye değer Barok mimari tarzdaki tarihi binaya ev sahipliği yapan bir yerdir. Belediye Binası’nın dikkat çeken özelliklerinden biri, fotoğraf meraklıları tarafından yoğun ilgi gören kemerli avlusudur.

Cadde içerisinde ise, eski tarihlerden beridir var olan ve halen çalışır vaziyetteki çarşılar, görkemi ile büyüleyici bir yapı olan Altın Kaz Evi ya da diğer bir deyişle Haus zur Goldenen Gans gibi bölümler görülmeye değer özellikler taşımaktadır. Tarihi mezar taşları, yapının koruyucu azizinin betimlendiği duvar resmi ve muazzam tavan freskoları ile caddenin kuzey ucunda yer alan 17. yüzyıldan kalma Aziz Egid Kilisesi de ziyaret edilmeye değer yerlerden biridir. Kilisenin dışarısında ise 91 metre yüksekliğe ve Alte Platz dahil neredeyse tüm şehrin manzaralarını görebileceğiniz kilise kulesi de dikkatinizi çekebilir.

Caddenin batı yönüne doğru ilerlerdiğiniz takdirde Neuer Platz’a varırsınız ve burada yer alan Palais Rosenberg’i mutlaka görmelisiniz. Yapı, 1918 yılından beri şehrin resmi işlerinin yapıldığı yer olarak görev yapmaktadır ve Belediye Sarayı olarak bilinir. Orjinal yapı 1580 yılında inşa edilmiştir ancak 17. yüzyıla gelindiğinde bir kaç defa restorasyon işleminden geçmiştir. Toplamda 3 kattan oluşmaktadır ve fotoğraf çekmek için en uygun yerlerden biridir.

Maria Saal Hac Kilisesi

Wikimedia

Karintiya eyaletinin ve Klagenfurt’un en önemli hac yerlerinden biri olan ve şehir merkezine sadece 10 km uzaklıktaki bir dağcığın üzerinde bulunan Maria Saal, Bishop Modestus tarafından kutsanmış olan ve MS 750 yılında inşa edilen bir yapıdır. Dışardan bakıldığında muazzam bir ihtişama ve görüntüye sahip olan kilise, iki adet devasa kuleye sahiptir ve tüm yapı, 15. yüzyıla gelindiğinde Gotik tarzda inşa edilmiş ancak daha sonrasında Barok ve Rönesans mimari tarzlarında yeniden yapılandırılmıştır.

Göze çarpan detaylar arasında eski mezar taşları, 3. yüzyıldan kalma Roma taş kabartması, bir posta vagonu ve taç giyme törenini tasvir eden bir oyma olan Keutschach Epitaph yer almaktadır. Ölülere adanmış ve Geç Gotik tarzdaki fener ve 1500’lü yıllarda sayısız fresko ile süslenmiş olan ve sekizgen yapısı ile dikkat çeken Romanesk karakol evi de ilginç yerlerdir.

Karakol evinin içerisinde ise, 1490 yılına ait olan ve Hz. İsa’nın soyağacını tasvir eden Jesse Ağacı vardır ve orta koridor bölümünün üst kısmında paneller yer alır. Ayrıca, bölgeye yakın bir yerde bulunan ve bir zamanlar Karintiya düklerinin oturduğu Çift Taht’ı da ziyaret etmeyi unutmayınız.

Neuer Platz ve Ejderha Çeşmesi

cjbphotos1

Kent merkezinin eski yerleşim yerine nazaran daha modern ve modaya uygun yapılarının yer aldığı bir bölge olan Neuer Platz ve içerisinde barındırdığı Ejderha Çeşmesi, Klagenfurt’un oldukça dikkat çeken tarihi yerlerindendir. Efsaneye göre, kent bir zamanlar bölgede yaşayan ejderhanın olduğu bataklığa inşa edilmiştir.

Günümüzde ise, bu efsanenin bir sembolü ve amblemi niteliğini taşıyan devasa bir heykel, 1590 yılında Ulrich Vogelsang tarafından tasarlanarak Neuer Platz’ın ortasına yerleştirilmiştir. Klorit ve kiltaşından yapılan heykel tek parçadan oluşmakta ve eşsiz bir yeşil renk tonuna sahiptir. Daha sonrasında eklenen parçalardan demir parmaklıklar ve herkül figürünün tarihi ise 1689 yılına dayanmaktadır. Aynı tarihte, heykelin hemen yakınlarına inşa edilen Kutsal Üçlü Sütunu da meydanda görülmeye değer diğer bir önemli yapıdır.

Klagenfurt Landhaus

Wikipedia

Eski Kent bölgesi ile Heilingengeistplatz bölgesinin ortasında yer alan ve Klagenfurt’un en ihtişamlı ve bir o kadar da laik yapısı olan Landhaus, Rus mimarisini yansıtan iki adet soğan kubbeli kuleye ve iki büyük kemerli avluya sahiptir. 1574 ile 1590 yılları arasında inşa edilen yapının yerinde, daha önceden yapılmış bir dük kalesinin kalıntıları da görülebilmektedir. 1740 yılında yapımı tamamlanan ve içerisinde 665 farklı silah çeşidinin yer aldığı Büyük Amblem Salonu oldukça ilgi çekicidir. İçerisindeki silahlar Karintiya eyaleti mensuplarına aittir.

Ayrıca, İmparator 6. Charles’a saygı niteliği taşıyan ve 1728 yılında JF Fromiller tarafından boyanmış olan tavan resimlerini de görmek isteyebilirsiniz. Büyük olanından farklı olarak, 298 adet farklı cephaneliğin yer aldığı Küçük Amblem Salonu ve yapının kuzey kanadında yer alan eski Roma taşlarına kazınmış yazıtlar da, Landhaus’un görülmeye değer detaylarındandır.

Minimundus

Wikimedia

İstanbul – Beyoğlu’ndaki Miniatürk’ün bir benzeri olan, ancak dünyanın en tanınmış yapılarının minyatürlerinin yer aldığı Minimundus, Klagenfurt’un batısında yer alan küçük bir kasaba gibidir. 150’den fazla mini yapının yer aldığı ve büyük bir parka benzeyen Minimundus’ta en göze çarpan binalar arasında Londra Kulesi, NASA Uzay Mekiği, Özgürlük Heykeli ve civarında sayısı tren modeli yer almaktadır.

Yapılar, orjinalinin 25 kat küçültülmüş boyutunda tasarlanmıştır. Mini kent içerisinde, seçeceğiniz bir minyatürü elleriniz ile yapabilir ve yahutta  açık havada yemek yeme gibi aktivitelere katılabilirsiniz. Çocuklarınız ile gelmiş iseniz, yılan ve kertekeleler dahil olmaz üzere yaklaşık 1000 çeşit sürüngenin bulunduğu HAAP’ı da ziyaret edebilirsiniz.

Wörthersee

Jürgen Sorko

Şehirden Velden bölgesine doğru 20 km ilerlediğinizde karşınızda çıkan ve iki km uzunluğunda bir göl olan Wörthersee, günün tamamını orada geçirebilmenize olanak sağlayan su sporları aktivitelerine ve muhteşem manzaralara ev sahipliği yapan bir doğa harikasıdır. Göle vardığınızda karşınızda yer alan ve zirvelerindeki kar ile daha bir güzel görünen Alp sıradağlarının yanı sıra, çevresinde yer alan yemyeşil ormanlık alan da atmosferi güzelleştiren etkenlerin arasındadır.

Açık turkuaz bir renge sahip olan göl, yaz aylarının gelmesi ile balıkçılık, güneşlenme, tekne turları ve daha bir çok aktivite için uygun yerlere sahiptir. Bu aylarda su sıcaklığı 25 santigrat dereceye kadar çıkabilmektedir. At biniciliği, gol sahaları ve farklı spor aktivitelerinin yapılabildiği alanlar da mevcuttur.

Gölün hemen yakınlarında yer alan ve belki de dünyadaki en muazzam gözetleme kulelerinden biri olan Pyramidenkogel Kulesi, 920 metre yüksekliğe sahip bir dağın üzerinde ve 51 metre yüksekliğindeki yapısının zirvesiyle dikkat çekmektedir. Aynı zamanda, zemin seviyesine inmek için kaydırak tarzı bir ulaşım aracı kullanılmaktadır. Son olarak Wörthersee gölünün kış aylarında buz tuttuğunu ve buz pateni meraklıları için oldukça popüler bir destinasyon olduğunu söylemekte fayda var.

Klagenfurt Katedrali

Alfred Lex

1787 yılında bu yana Klagenfurt’ta bulunan Gurk Piskoposluğunun ana katedrali görevini gören ve aslen 1578 ile 1591 yılları arasında inşa edilen yapı, üç adet devasa galeriye ve görülmesi gereken pek çok ince detaya sahiptir. İç mekanda bulunan ve çoğu 17 ile 18. yüzyılla ait tarihi eklentiler ve eserler oldukça dikkat çekicidir. Bunlar arasında 1726 yılından kalma ve yüksek sunak bölümünün üzerinde bulunan tablolar ve yan şapellerdeki zarif mermer dekorları en ilginç detaylardır. Duvar ve tavanda yer alan freskolar, sütunlu iç mimarideki zengin alçı dekorasyonu ve Daniel Gran tarafından yapılmış eserler, ilginizi çekecektir.

Katedralin hemen yanında yer alan ve 1170 yılında inşa edilmiş olan Mary Magdalene Glass, ülkenin en eski kültür varlıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca dini sanat eserleri, kilise kıyafetleri ve mihrap heykelleri barındıran Gurk Piskoposluk Müzesi de, civarda görülmeye layık yapılardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here