Viyana’da Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Avrupa kıtasının en çok ziyaretçi alan şehirlerinden biri ve Avusturya Cumhuriyeti’nin başkenti olan Viyana, ülkenin en dikkat çekici yeri olmasının yanı sıra önemli bir ekonomi kentidir. Bu kadar ünlü olmasının altında yatan sebepler ise zengin tarihi, cazibe merkezleri ve muazzam güzelliklere ve verimli topraklara elverişli ortam oluşturan Tuna Nehri’dir. Geçmiş zamanda Osmanlı’nın da fethetmek istediği ancak geri dönmek zorunda kaldığı bu topraklar, günümüzde milyonlarca turistin ziyaret ettiği ve Avrupa kıtasının en önemli kültürel ve ticari merkezlerinden bir çoğuna ev sahipliği yapmaktadır.

Yüzyıllardan beridir Batı ve Doğu Avrupa arasında bir geçit görevi gören ülkenin başkenti, dünyanın en büyük opera binalarına, muazzam sanat koleksiyonlarına, ışıklarla donatılmış konser salonlarına, bulunulması gereken müzik festivali alanlarına ve daha bir çok görülmeye değer alanların bulunduğu harika bir yerleşim yeri olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda kozmopolit bir şehir yapısına sahiptir ve Rönesans dönemi dahil pek çok eski bina bulunmaktadır. Kendine özgü bir havası olan ve özgün sokak yapısı ve kesinlikle bir günden fazlasını ayırmanızı önerdiğimiz gezilecek yerleri ile Viyana, belki de Avrupa’nın en değerli destinasyonlarından biridir.

Gezilecek Yerler

Belvedere Sarayı

JBGenève

Unteres – Aşağı Belvedere ve Oberes – Yukarı Belvedere olarak iki muhteşem yapıya sahip ve Barok mimari tarzında inşa edilmiş olan saray, Viyana’nın en popüler turistik mekanlarından biridir ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Sarayın dikkat çeken yanları, Yukarı Belvedere’de bulunan heykeller, zengin bir şekilde dekore edilmiş ve sıvalarla tutturulmuş kabartmalar ve Tören Merdivenleri bölümünde yer alan freskolarıdır. Ayrıca, saray içerisinde yer alan eşsiz güzellikte tablolar, dönemden kalma tavan fresklieri ve çarpıcı özelliklere sahip mermer bölümler de göze hitap eden unsurlar arasında yer alır.İki katlı olacak şekilde inşa edilmiş ve Mermer Salon adı verilen bölüm, bir çok tarihi eserin yer aldığı koleksiyonlara ve galerilere ev sahipliği yapmaktadır.

Diğer önemli binalar arasında ise Kış Sarayı, Orangery bölümü, Saray Ahırları ve Mahkeme Hazinesi yer alır. Saray içerisindeki bir çok eserin ve bölümün tarihi 12 ile 16. yüzyıllara kadar dayanmaktadır ve bu eserler ülke yönetimi tarafınca koruma altına alınmıştır. Unteres ve Oberes yapılarını birbirine bağlayan ve mükemmel bir peyzaja sahip olan Belvedere Bahçeleri, içerisinde bir çok tarihi çeşme barındırmaktadır.

Österreichische Galerie, yine 12. ve 16. yüzyıllar arasında yapılmış heykel ve panel eserlerinin yer aldığı bir çok koleksiyonun ve belki de Avusturya tarihinin en önemli Sembolist sanatçılarından biri olan Gustav Klimt’in The Kiss adlı tablosu gibi pek çok resmin yer aldığı bölümdür. Ayrıca, sarayın önünde devasa bir havuz ve etrafındaki güzel peyzajlı patika yollar da dikkat çekici diğer unsurlardandır

Hofburg İmparatorluk Sarayı

#My Way#

1275 yılından beri ülkede hüküm sürmüş olan kişinin resmi konutu olmasının yanında, yaklaşık 6 yıl Habsburg hanedanlığının kullanmış olduğu Hofburg, Viyana’daki saray yapıları arasında en dikkat çekici olanıdır ve şehre gelenler tarafından kesinlikle ziyaret edilen bir yapıdır. Barok, Rönesans, Rokoko ve Gotik sanat anlayışının izlerini taşıyan saray, günümüzde de Avusturya Devlet Başkanı’nın resmi ikametgahı ve ülke hakkında alınan kararların gerçekleştiği yerdir.

Yapı, tek bir binadan değil, yukarda belirtilen sanat akımlarından etkilenmiş mimarlar tarafınca tasarlanmış ve çeşitli dönemlere ait pek çok ayrı bölümden oluşmaktadır. Bir kompleks şeklinde inşa edilmiş olan Hofburg toplamda 19 avlusu, 59 farklı binası ve bu binaların içinde yer alan 2,600 odası bulunan, 59 dönümlük bir araziyi kaplayan devasa bir yerleşke gibidir.

Sarayın en dikkat çeken yerleri ise Sisi Müzesi, İmparatorluk Binaları ve Gümüş Koleksiyon bölümleridir. İmparatorluk Şapel, ve Roma İmparatoluğu döneminden kalan eserlerin barındırıldığı Hofburg Hazinesi bölümü de ilginizi çekebilecek ayrıntılardır.

Schönbrunn Sarayı ve Bahçeleri

Tjflex2

Tarihi 18. yüzyıla kadar dayanan saray ve en dikkat çekici yerlerinden sayılan saray bahçeleri, yalnızca mükemmel mimarisi ile değil aynı zamanda günümüzde kullanılmakta olan park alanları ve güzel yaşam alanları ve ortamı ile de oldukça büyük bir kitle tarafınca ziyaret edilmektedir. Barok tarzı bir mimariye sahip olan Schönbrunn, 1700’lü yıllarda İmparatoriçe Maria Theresa tarafından da kullanılmış olan 1,411 odaya ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan bazıları yatak odası, bazıları ise toplantı salonu olarak kullanılmıştır ve günümüzde ziyarete açıktır.

Saray’ın diğer dikkat çekici yerlerinden biri de Franz Joseph’in öldüğü asker yatağının bulunduğu ve İmparatorluk Binaları bölümünde yer alan Ceviz Odası’dır. Sarayın içerisinde yer alan odalar ve diğer amaçla kullanılmış bölümler, özenle dekore edilmiş ve döşenmiştir. Habsburg Hanedanlığı’ndan günümüze kadar ulaşmış eserlerin yanı sıra, diğer dönemlerde kullanan imparator ve imparatoriçeler zamanında eklenmiş unsurlarda yer alır.

Sarayın bahçeleri ise UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak kabul edilmektedir ve sarayın içerisinde yer alan çiçek desenli tablolardaki çiçeklerin gerçeklerine ev sahipliği yapmaktadır. Güzel bir peyzaja ve mimari ile dikkat çeken bahçeler, geniş manzaraların ve görkemli Barok mimarilerin görülebildiği en iyi yerdir. İçeriye giriş ücretsizdir ve çocuklarınız ile ziyaret ediyorsanız, onlar için bir çok eğlence aktivitesi, labirent bölümleri ve bir de Çocuk Müzesi bulunmaktadır.

Aziz Stephen Katedrali

Alfred Lex

Viyana’nın tarihi bölgesinin merkezinde, 1722 yılından beridir başpiskoposluk katedrali olarak kabul edilen ve kentin Gotik tarzda mimari yapıları arasında en önemli yere sahip olan Aziz Stephen Katedrali, 12. yüzyılda inşa edilen bir Romanesk kilisesinin yerine yapılmış bir binaya sahiptir. Geç Roma dönemine denk gelen tarihi ile katedral, 13. ve 14. yüzyılda Gotik mimari yapısını yenilenmesi ile birlikte daha da geliştirilmiştir.

Katedralin kapısı, Heathen Kuleleri’nden geriye kalan kalıntılardan yapılmıştır. Steffl adı verilen ve Güney Kulesi olarak bilinen bölümü 14 metre yüksekliğe sahiptir ve katedralin en dikkat çekici bölümü olarak kabul edilmektedir. Kule, daha sonrasında Aziz Eligius, Aziz Catherine ve Aziz Tirna şapellerinin eklenmesi ile birlikte bir kez daha inşa edilmiştir.

Katedral, 15. yüzyılda restorasyon işlemine tabi tutulmuştur ve daha sonrasında, 17. ve 19. yüzyılnda iyileştirme çalışmaları devam etmiştir. Dikkat çeken diğer bölümleri arasında 343 basamakla çıkabileceğiniz gözlem kulesi  ve Pumerrin Çanı’nın yer aldığı kuzey kulesi bulunmaktadır. Ancak, kuleye daha kolay bir yoldan çıkmak isteyenler için hızlı bir asansör hizmeti de kullanılabilir durumdadır. Katedralin e değerli eserlerinin yer aldığı ve 14. yüzyıldan kalma bir bölüm olan Katedral Hazinesi bölümü de dikkat çekicidir.

İspanyol Binicilik Okulu

Andrew Moore

1562 yılında Lipizzaner atlarının getirilmesi ile birlikte, İmparator 2. Maximilian döneminde kurulan okul, günümüzde Viyana’nın en çok ziyaretçi çeken cazibe merkezlerinden biridir. Yetenekli atların yer aldığı ve binlerce kişinin aynı anda gösterileri izlediği bir bölümü bulunan okul, Barok mimarisi ile dikkat çeken ve 1735 yılından beridir bulunduğu Hofburg Sarayı’nda yer alır. Eğer gösterilere katılmak istiyorsanız, biletlerin satışa çıktığı gün tükendiğini ve bu yüzden olabildiğince hızlı davranıp, rezervasyonunuzu önceden yaptırmanız gerektiğini unutmamalısınız.

Viyana Hayvanat Bahçesi – Tiergarten Schönbrunn

Daniela Kriegl

İmparator 1. Francis tarafından 1752 yılında yaptırılan ve günümüzde dünyanın en eski hayvanat bahçesi olarak bilinen Tiergarten Schönbrunn, Avrupa’da ziyaret ederken hem eğlenebildiğiniz hem de tarihin içerisinde kaybolduğunuz yerlerin başında gelir. Bir çok Barok tarzı mimarisinin günümüze kadar korunabilmiş olduğu hayvanat bahçesi, 18. yüzyıldan kalma bir sosyal alan olan İmparatorluk Kahvaltı Köşkü’ne de ev sahipliği yapmaktadır.

Avrupa’daki ziyaret edilebilecek en geniş kapsamlı havyanat bahçelerinden biridir ve 750’den fazla hayvan türünü burada görebilirsiniz. Dev pandaların ve bir çok yabani hayvanın yer aldığı Rainforest House ve yüzlerce farklı balık türünün bulunduğu Akvaryum bölümleri de, havyanat bahçesinin dikkat çeken yerleri arasındadır. Viyana ziyaretinizde, çocuklarınız ile gelip gelmediğiniz farketmeksizin girip doyasıya gezebileceğiniz bir yer olan Viyana Hayvanat Bahçesi, görülmeye layık cazibe merkezlerinden biridir.

Prater Parkı ve Dönme Dolap

Michael Kemper

Bir zamanlar, kraliyet içerisindekilerin avlanmak için çıktıkları alan olarak kullanılan ve günümüzde devasa bir park haline getirilmiş Prater Parkı, 3,200 dönümlük bir arazi üzerinde yer alır ve içerisinde bir de tarihi dönme dolap barındırmaktadır. Viyana’daki en muazzam rekreasyon alanlarının başında gelen park, çocuklar için bir dinozor parkının yer aldığı ve herkes tarafından oldukça bilinen bir bölge olan Wurstel’in ortasında bulunur.

1896 yılında inşa edilen ve günümüzde çalışır halde yer alan devasa dönme dolap ise, en üste çıktığınızda şehrin muazzam manzaralarını görürken, aynı zamanda eğlenebileceğiniz bir aktivite aracıdır. En fazla 12 kişilik kabinlere sahip olan dönme dolap, fotoğrafçılık ve benzer ilgi alanlarına sahip kişiler tarafından sıkça tercih edilmektedir.

Prater parkının içerisindeki diğer dikkat çekici yerler arasında 1960 yılında besteci CM Ziehrer adına inşa edilen Ziehrer Anıtı ve park hakkında geniş bilgiler edinebileceğiniz belgelere, koleksiyonlara ve galerilere sahip Prater Müzesi, bir Planetaryum ve ayrıca bir tane de buharlı tren yolu yer almaktadır. İçerisinde yapay bir göl barındıran (İris Gölü) ve yaklaşık 250 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş Tuna Parkı da görülmeye değer diğer yerler arasındadır.

Viyana Devlet Opera Binası

Wikimedia

Dünyanın önde gelen bestecilerinin, solistlerinin, orkestra şeflerinin ve dans gruplarının sahne aldığı ve Avrupa’daki en görkemli ve büyük opera binalarından biri olan yapı, yılda 300 gösterinin yapıldığı ve 1625 yılında ilk Viyana mahkeme operasının gerçekleştirildiği yer olarak bilinir.

Mevcut durumdaki opera binası, Fransız bir akım olan Erken Rönesans tarzıyla dikkat çekmektedir ve 1869 yılında inşa edilmiştir. Binanın iç kısmındaki sahneler arasında, Schwind Foyer tablolarının yer aldığı bir merdiven bulunuyor. Oldukça değerli duvar halılarına sahip kesimler bulunan bu bölümlerde, aynı anda 110 müzisyen sahne alabiliyor ve onları 2,211 kişi izleyebiliyor. Günümüzde İngilizce rehberli turlara katılabileceğiniz opera binası, aynı zamanda Viyana Filarmoni Orkestrası’nın sahne aldığı yer olarak dikkat çekmektedir.

Sanat Tarihi Müzesi ve Maria Theresa Anıtı

Wikimedia

Habsburg kraliyet ailesinin devasa koleksiyonlarını sergilemek ve aynı zamanda önemli bir turistik mekan olmak adına açılmış olan Sanat Tarihi Müzesi, muazzam bir binada ve görülmeye değer bir bölgede yer alıyor. Hollanda sanatını yansıtan önemli bir koleksiyona ve bir başyapıt olan Babel Kulesi’ne ev sahipliği yapan müze, ayrıca dünyanın en büyük Pieter Bruegel eserleri koleksiyonun da bulunduğu binadır.

Bellini, Titian, Caravaggio ve Raphael gibi ünlü kişilerin portrelerini de barındıran müze de, diğer dikkat çekici şeyler ise Flaman, Barok ve geç İtalyan Rönesansı tarzında yapılan resim koleksiyonlarıdır. Ayrıca Roma sanatı, Mısır ve Yunan eserleri gibi farklı boyutlarında olduğu bölümleri bulunan müze, mükemmel bir konumda yer alır ve Maria Theresa Anıtı’nın tam karşısında bulunmaktadır.

1887 yılında İmparator Franz Joseph’in emri ile dikilen heykel, ünlü imparatoriçeyi, etrafındaki atlar üzerinde generaller ve kendisinin yer aldığı bir taht olacak şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca detaylı kabartmalarda Gluck, Mozart ve Haydn başta olmak üzere sanat, ekonomi ve siyaset gibi konuları kapsayan figürler tasvir edilmiştir.

Viyana Belediye Sarayı

Wikimedia

Günümüzde, Viyana’nın idari merkezi ve belediye binası olarak kullanılan tarihi saray, geçmişten günümüze sapasağlam gelebilmiş değerli bir yapıdır ve Neo – Gotik tarzda inşa edilmiş Avusturya inşaları arasındaki en dikkat çekici belediye binası olarak kabul edilmektedir. Eski bir bölge olan Parade Alanı’nda inşa edilmiş ve büyüklüğü ile göz dolduran yapı, 14.000 metrekarelik bir yer kaplamaktadır ve 1883 yılında tamamlanmıştır. 98 metre yüksekliğe sahip olan Rathausmann bölümü, binanın en ilginç yerlerinden biridir. Eski dönemde şehirde yaşayan bir çilingir tarafından binaya katkı sağlamak adına hediye edildiği düşünülmektedir.

Bina, toplamda 7 avluya sahiptir ve merkez bölgesinde kemerli avlu, bu avlular arasındaki en büyük olandır. Meclis salonuna gidebileceğiniz iki devasa merdiven bulunan ön kısım, 1950’li yıllarda belediyeye gelmek isteyenlerin bekleme ve araç park etme yeri olarak kullanılmıştır. İç mimarideki tüm detayları, binayı ziyaret ederken kendi gözlerinizle görmenizi tavsiye eder ve bu muazzam binaya mutlaka uğramanızı öneririz.

Karl Kilisesi – Karlskirche

Tai Pan of HK

Viyana’da inşa edilmiş en önemli Barok dini yapısı olarak kabul edilen Karlskirche, Avusturya’da yaklaşık 75.000 kişinin ölümüne sebep olan bir veba zamanında ülkeye çağırılan Aziz Charles Borromeo’ya adanmış ve 1737 yılında inşa edilmiş bir kilisedir. Muazzam bir mimariye sahip olan yapı, Roma’daki Trajan Sütunu’na benzeyen 33 metre uzunluğundaki iki zırhlı sütuna ve 72 metre yüksekliğe sahip devasa bir kubbeden oluşmaktadır.

Aziz Cecilia’ya ait freskolar ise, kilisenin iç mekanında göze çarpan detaylardandır. Ayrıca, 1763 yılında imparatorluğun hastanesi olarak inşa edilmiş ve daha sonrasında Polonya cemaatleri tarafından kullanılmış olan Gardekirche, kentin güney çıkışında yer alan ve Karl Kilisesi’nin çevresinde görülmeye layık yerlerden biri olarak dikkat çekmektedir.

Albertina Müzesi

Wikipedia

Modern sanat akımında adından sıkça söz ettiren isimlerin pek çok eserinin yer aldığı Albertina, Viyana ayrılıkçıları, Fransız empresyonistleri, dışavurumcular, başarızlıklar ve Rus avangardları gibi pek çok sanatsal akım hakkında eserler barındırmaktadır. Bu akımların öncülerine ait çalışmaların sıkça görülebildiği bir yer olan Albertina’da hayranlıkla bakacağınıza emin olduğumuz ve Picasso, Chagall, Degas, Munch ve Münther gibi bir çok ünlü ressamın resimleri yer almaktadır.

Yüzyıllar önce Habsburg hanedanlarının yaşadığı bir bina, günümüzde bu ünlü ressamların eserlerine ve orjinal pek çok esere ev sahipliği yapan bir mimari yapı olarak dikkat çekmektedir.

Doğa Tarihi Müzesi

Tim A. Bruening

2011 yılında Fas sınırları içerisine düşen ve Mars’tan geldiği saptanan Tissint göktaşı başta olmak üzere pek çok önemli buluntu barındıran ve Viyana’daki en büyük dinozor kalıntılarını bulabileceğiniz Doğa Tarihi Müzesi, dünyanın en büyük göktaşı sergilerini görebileceğiniz bir ziyaret noktasıdır. İçerisinde toplamda 39 sergi salonu bulunur ve bu salonlar içerisinde insanlığın geçmişine, gelişimine ve tarih öncesi dönemde yaşamış olan canlıların yaşantısına dair pek çok bilgi edinebileceğiniz gösterimler yer almaktadır.

En dikkat çekici buluntulardan birisi de MÖ 28.000 ile 25.000 yıllarından kalan bir çanak-çömlek ürünü heykel yapısıdır. Willendorf Venüs olarak adlandırılan bu tarihi eserin yanı sıra, pek çok farklı türde unsur içeren müze, tam kubbeli Dijital Planetaryumu ile de görülmeye değer bir yerdir.

İmparatorluk Mezarlığı ve Capuchin Kilisesi

Wikimedia

Avusturya tarihinde ve Habsburg hanedanlığı döneminde ülkeye hükmetmiş kralların, kraliçelerin ve yönetimde yer alan kişilerin dünyadan ayrıldıklarında defnedildikleri yer olan İmparatorluk Mezarlığı, yaklaşık olarak 1600 kadar mezarın yer aldığı ve her yıl binlerce Avusturyalı ve diğer milletten turistin ziyaret ettiği bir alandır.

9 adet kronolojik olarak dizilmiş tonozdan oluşan Capuchin Kilisesi de, mezarlığın hemen yanı başında yer alır ve oldukça dikkat çekici bir mimariye sahiptir. Kilisenin iç mimari yapısında çok sayıda röfle, Maria Theresa’yı tasvir eden figürler, bir yıldız ve bir taç yer almaktadır. İmparatorları ve imparatoriçeler başta olmak üzere, Avusturya ve Habsburg hanedanlığında görev yapmış devlet büyükleri hakkında geniş bilgiler edinebileceğiniz İmparatorluk Mezarlığı ve Capuchin Kilisesi, Viyana’daki turistik yerler arasında oldukça büyük öneme sahip bir destinasyondur.

Aziz Petrus Parish Kilisesi

wicklow86

Roma’da yer alan Aziz Peter Kilisesi’nin mimarisinin model alındığı ve MS 792 yılında inşa edilmiş bir Roma kilisesinin üzerine yapılmış olan Aziz Petrus Kilisesi, muhteşem fresklerin yer aldığı ve ayrıca bir çok sanatsal hazine tarafından süslenen önemli bir Viyana mimari yapısıdır.

Kilisenin dikkat çekici yanları arasında Franz Karl Remp tarafından yapılmış Aziz Barbara Dekolmanı, görkemli bir portala sahip Barbara Şapeli, oldukça yüksek sunağı ve Hz. Meryem’in günahsız gebeliğinin tasvir edildiği bir freskoya sahip olan koro bölümü yer alır. 1679 yılında 75.000 Avusturyalı’nın ölümüne sebep olan bir vebanın anısına yapılan ve 21 metre yüksekliğe sahip olan Veba Sütunu da görülmeye değer yapılar arasındadır.

12. yüzyılda inşa edilmiş ve o tarihten bu yana pek çok kez restorasyona tabii tutulmuş olan İskoçlar Manastırı’nı da görmenizi tavsiye ederiz. Manastır içerisinde Johan Strauss ve ülkenin son imparatoru 1. Charles’in de içlerinde yer aldığı pek çok sanat koleksiyonu bulunmaktadır. Bu üç önemli yapının her biri yan yanadır ve Viyana’da görülmesi gereken turistik yapılar arasındadır.

Demel – Hofzuckerbäckerei

holliberlin66

Viyana’da kurulmuş olan en eski kafe ve fırın olarak bilinen ve 1786 yılından bu yana çalışmakta olan Demel, sadece bir işletme değil, aynı zamanda Viyana’da yiyebileceğiniz en lezzetli yiyeceklerin yapıldığı bir tarihi fırındır. Resmi olarak Hofzuckerbäckerei Demel, yüzyılların vermiş olduğu deneyim ve yenilikçilik ruhu ile, şehri ziyarete gelen turistler ve yerel halk için enfes lezzetler ve geleneksel hamur işi ürünler ortaya çıkarmaktadır.

Bazı araştırmacılara göre bu fırın, İmparator Franz Joseph’in isteklerini yerine getirmek için kurulmuştur. Ziyaret ettiğinizde, gözünüze ilk takılacak olan detaylardan birisi, çalışanların giydiği siyah takım elbiseler ve dantel yakalı giysilerdir. Tıpkı geçmişte olduğu gibi, içeri girdiğinizde sıcak bir karşılama yapılmaktadır ve bir ürün seçtiğinizde garsonlar size, ‘’Hanımefendi – Efendim onu mu seçti?’’ gibi ilginç tabirler kullanılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra, tarihi dokusunu olabildiğince koruyabilmiş olan yapı, her biri önemli birer tarihi eser sayılan ve mitolojiden karakterler barındıran duvar figürlerine de ev sahipliği yapmaktadır.

Avusturya Parlamento Binası

Wikimedia

Devasa boyutları ve 1918 yılından günümüze kadar devletin ulusal ve federal parlemento binası olarak kullanılması ile oldukça dikkat çeken yapı, Yunan mimarisinde büyük bir yere sahip olan Korint sütunlara sahiptir ve 1883 yılında İmparatorluk ve İl delegasyonları tarafınca kullanılmak üzere inşa edilmiştir. Binanın dışında yer alan ve Franz 1. Joseph’in anayasanın Avusturya’da yaşayan 17 millete verilmesini tasvir eden oymalar dikkat çekici ayrıntılardandır.

Sayısız kabartma figürlere ve mermerden yapılmış heykele ev sahipliği yapan bina, Viyana’nın göz bebeği gibidir. Her yıl binlerce kişinin önünde durup fotoğraf çektirdiği ve mutlak şekilde şehir tanıtımlarında yerini alan yapının hemen yanında bulunan Pallas Athene Çeşmesi de, görülmeye değer mimari yapılardan biridir.

Inn, Elbe, Moldau ve Tuna nehirlerini simgeleyen figürlerin yer aldığı ve 4 metrelik yüksekliklere sahip heykeller, ayrıca altın bir mızrak ve miğfer ile süslenmiştir ve çeşmenin yanında bulunur. İngilizce rehberlerin yer aldığı ve parlemento binasının tarihi ve kendisi hakkında sunumlarının yer aldığı Rehberlik Merkezi’ne uğrayabilir ve multimedyalar dahil olmak üzere pek çok hizmetten faydalanabilirsiniz.

Kärtner Caddesi ve Donner Çeşmesi

alfred lex

Müzelerden ve galerilerden pek de uzak olmayan bir konumda yer alan ve Viyana’nın en şık caddelerinden biri olan Kartner, sadece yayalar tarafından kullanılabilen, limon ağaçlarının süslediği, kaldırımlarında yer alan kafelerinde dinlenip kahve, alkollü içecekler içebileceğiniz yerleri, şık tasarımlar barındıran butikleri ve yüzlerce alışveriş mağazasının yer aldığı bir destinayondur.

Cadde, Stephansplatz diye tabir edilen ve Viyana’nın kalbi olarak bilinen meydanı Staatsoper’e bağlayan ve Karlsplatz’ta biten bir konumda yer alıyor. Günümüzde, caddede yer alan binaların çoğu 18. yüzyıldan kalmadır ve içeriye adım attığınız andan itibaren maziye doğru gidiyormuş gibi hisler yaşatır. Cadde üzerinde, Maltalı şovalyelerin armalarının yer aldığı ve 13. yüzyılda inşa edilmiş olan bir kilise bulunur.

1698 yılında yapımı tamamlanan ve günümüzde lüks bir restoran görevi gören Palais Esterhazy binası da, dikkat çekici ayrıntılar arasındadır. Palais’in yanındaki diğer binalar ise, dünyaca ünlü giyim markalarının mağazalarına ev sahipliği yapmaktadır. Caddedeki en dikkat çekici yerlerden birisi ve 1739 yılında Georg Raphael Donner tarafından ‘’özenli ve akıllı’’ mottosu ile, şehir hükümetine atfen yapılan Donner Çeşmesi de, görmeniz ve en azından bir kaç fotoğrafla anılarınız arasına koymanız gereken muazzam bir mimari eserdir.

Ulusal Tiyatro

Wikipedia

Geçmişten beridir Alman performanslarına ve oyunlarına ev sahipliği yapması ile büyük bir üne kavuşmuş olan ve mimari yapısı ile Viyana’daki muhteşem eserlerden biri olan Ulusal Tiyatro, İmparator 2. Joseph tarafından 1176 yılında kurulmuştur.

1945 yılında çıkan bir yangın sonucunda aşırı derecede tahrip olan bina, 1955 yılında büyük bir onarıma girmiştir ve yenileme çalışmaları sonucunda günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur. Bir çok ünlü isim, Ulusal Tiyatro’daki Mahkeme Tiyatrosu bölümünde yer almıştır ve o zamandan beridir Avusturya’nın en önemli tiyatro binası olarak kabul edilmektedir.

Kilisede yer alan ve Gustav ve Ernts Klimt’e ait eserler olan freskolar da, iç mekandaki etkileyici ayrıntılar arasındadır. Yapıya dışardan bakıldığında göze çarpan büstler, sahneler ve dekoratif figürler, ihtişamlı yapıyı daha da çekici hale getirmektedir.

Fransisken Kilisesi – Aziz Jerome

Alfred Lex

Viyana’daki nadir Rönesans dönemi yapılarından birisi olmasından ötürü oldukça büyük bir öneme sahip olan ve Aziz Jerome Kilisesi olarak da bilinen Franziskanerkirche’nin iç mekanı, Barok tarzında inşa edilmiştir. İçerisinde yer alan Madonna ve Çocuk tablosu ve 1707 yılına kadar uzanan tarihi ile Yüksek Altar, önemli unsurlar arasındadır.

Diğer tablo ve resimlerde ise Aziz Capristan Şehitliği ve koruyucu azizlerin figürleri yer almaktadır. 1642 tarihinde yapılan ve kilise içerisinde duran organ ise, Viyana’da yapılmış ve halen kullanılabilen en eski organ olarak dikkat çekmektedir. Barok tarzında oyulan organ, büyük beğeni toplamaktadır.

Kilisedeki en dikkat çekici unsur ise, Macaristan’da Osmanlılara karşı yürütülen mücadele sırasında Avusturya askerleri tarafından taşındığı düşünülen ve zaferin ardından oluşturulmuş olan Madonna ve Balta adındaki oyulmuş bir imgedir.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here