Eger’de Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Budapeşte’den arabayla yaklaşık 2 saat uzaklıkta elverişli bir konumda yer alan Eger, sayısız tarihi bina ve şarap yapımında uzun bir geleneğe sahip olan Macaristan’ın en güzel şehirlerinden biridir. Kent, ünlü Tokaj şarap alanına yakın Eger Vadisinde yer almaktadır ve Bükk Dağlarının hemen dibinde kurulmuştur.

Eger, Doğu bölgesinin en seçkin turistik merkezi olan Heves eyaletinin bir şehridir. Şehir, her zamanki ortak bilginin içinde tarihi bir anahtar olarak kalmaktadır, çünkü öncelikle ‘ulusal kahramanlık ve vatanseverliği’ simgeleyen 1552 Osmanlılara karşı mücadelenin yapıldığı yerdir. Ancak, kentin tek ilgi çekici yanı bu değildir. Tarihin yanı sıra sanatın en zengin yerlerinden biri haline gelmiş, meydanları ve sokakları ziyaretçilerine açık bir kitap gibi keşfedilebilir.

Barok tarzı aşağı şehir 1800’lü yıllarda, Alman, Avusturyalı, İtalyan mimarlar ve şehirdeki büyük profesyonellerin yardımıyla fikirlerini edinmiş olan çok kültürlü Başpiskoposlar tarafından inşa edilmiştir.

Gezilecek Yerler

Dobo Ter – Ana Meydan

Wikimedia

Eger’deki ziyaretinizin başlama noktası olabilecek özellikler barındıran Dobo Ter, kentin kalbinde yer almaktadır. Eger’in neden Avrupa’nın “Barok İncisi” olarak da anıldığını anlayacağınız yer burasıdır. Meydandaki birçok bankın üzerinde oturabilir ve 1552’de Osmanlıların işgaline karşı birliklerine liderlik eden Macar kaptanı Istvan Dobo’nun adını taşıyan çeşmeyi görebilirsiniz. Meydanın her iki yanında Barok tarzı binalar ve Katolik kiliseleri hizalı bir şekilde inşa edilmiştir. Bir çok kişiye göre en güzel yapı olan Minorite Kilisesi’ne girme şansını kaçırmamalısınız.

18. yüzyılda açılmış ve Fransisken Tarikatı tarafından yaptırılmıştır. Kilisenin cephesi, Eger’in merkezi Dobó Meydanı’na soluk bir ihtişam havası veren güzel ve uyumlu bir etki yaratıyor. İç mekan, Marton Reindl tarafından yapılan güzel fresklerle oldukça etkileyicidir. Kilisenin yöneticisi Aziz Anthony’nin yaşam hikayesini anlatan bu freskler dışında bir çok detay göze çarpmaktadır.

Minorit Kilisesi

Attila Balog

Eger merkezindeki mükemmel Barok mimari tarzındaki yapılardan en ihtişamlısı olarak kabul edilen Minorite Kilisesi, bir çok kişiye göre dünyanın en görkemli barok binalarından biridir.

Dobo Meydanı’nda, Minorite Kilisesi’ne yaklaşırken, binanın ihtişamı ile karşılanacaksınız. Dış tasarımlarda ve mimaride öne çıkan bohem etkisi, kilisenin ahenkli ortamına katkıda bulunmaktadır. Binanın dış cephesi incelendiğinde, iç tasarımın ihtişamını tahmin edebiliyorsunuz. Bu kilise, Padua’da adı geçen Aziz Anthony’ye adanmıştır ve kilisenin tavanında güzelce resmedilen azizin hayatının bir anısı yer almaktadır.

Kilise, Cennet Bahçesi’ni betimlediği söylenen tek tek oyulmuş ahşap oturaklar ve her iki ucunda önemli aziz heykelleri ile yüksek sunak, sanatsal başyapıtlardan sadece birkaçıdır. Sanat ve mimarlığa yeni bir saygıyla yaklaşmanızı sağlayan Minorit, kesinlikle görülmeye değer bir yapıdır.

Eger Kalesi

myworld

Eger Kalesi, Ana Meydan’a yürüme mesafesindeki bir yamaçta yer almaktadır. Küçük Eger nehrini geçtikten sonra giriş için ana kapıya tepeye kadar tüm virajlı ve dar sokakları yürüyerek ulaşabiliyorsunuz.

Kale, 15. yüzyılda inşa edilen tahkimatın bir parçasıdır ve 1552’de Osmanlı ordusunu püskürten Macar askerlerinin kullandığı bir yapıdır. Bu bölüm Macar tarihinde çok özel bir yer kaplar ve hatta edebiyat ve cesaret örneği olarak bir çok hikayede yer almıştır. Yapının iç ve dış kalesi, bir kapı kulesi ve 6 burcu vardır. Şans eseri, kale, daha eski bir taş kalenin kalıntıları üzerine inşa edildiği için sağlam temellere sahiptir. Bu yönünden dolayı, Osmanlılara karşı yapılan mücadelede büyük avantaj sağladığı söylenmektedir. O döneme Eğri Kuşatması adı verilmiştir.

Eger Minaresi

Lilla Mezei

Eger Kalesi’ni ziyaret ettikten sonra, kalenin arka tarafını kullanarak çıkabilir ve Eger Minaresine ulaşana kadar kısa bir yürüyüş gerçekleştirebilirsiniz. Bu yapı, eski Osmanlı İmparatorluğu’nun dini bakımından etkilerini ulaştırabildiği en ‘batı’ yerdir.

1596’da Osmanlı zaferinden kısa bir süre sonra inşa edilmiştir. 40 m yüksekliğindedir ve kırmızı kumtaşından yapılmıştır. Habsburglar, Eger’i tekrar ele geçirdikten sonra, halk, minareyi en az 400 öküz kullanarak yıkmaya çalışmıştır. Bugün, 97 adımdan çıkıp şehrin güzel bir panoramasını keşfedebileceğiniz bir yapı olarak halen ayakta durmaktadır. Mayıs 2017’den 2018’e kadar olan dönemde minarenin tadilatı yapılmış ve günümüzde ziyarete tekrar açılmıştır.

Marzipan Müzesi

Nigel Spring

Macaristan deyince, akla ilg gelen şeylerden birisi Marzipan’dır. Badem ezmesi anlamına gelmektedir. Macaristan’da 3 Marzipan Müzesi vardır ve bunlar Budapeşte, Eger ve Szentendre şehirlerinde bulunmaktadır.

Eger’deki, İkinci Dünya Savaşı sırasında yıkılan eski bir çan dökümhanesinde yer almaktadır. Minare’ye oldukça yakındır ve dünyaca ünlü pasta şefi Kopcsik Lajos tarafından sadece badem ve şeker kullanılarak oluşturulan ürünler hakkında yüzlerce sergiye ev sahipliği yapmaktadır.

Hıristiyanlık ikonları, işlemeli yastıklar, Van Gogh resimleri, Rus matruşkaları, bir asırlık çan, hatta Eger Minaresi’nin bir modelini içeren bu “tatlı” koleksiyonunu yapmak tam 3 yıl sürmüştür. Ama asıl eser, ziyaretçilere Eger’in hala Avrupa’nın en iyi Barok şehir manzarasıyla olduğu düşüncesini hatırlatan Barok tarzında dekore edilmiş ana müze odasıdır.

Eger Bazilikası

varosom.hu

Ana Meydanın karşısında, Lyceum’a bakan Egri Bazilikası, etkileyici ve büyük bir yapıdır. Macaristan’ın en büyük üçüncü katedralidir ve Macaristan’daki ikinci en büyük organa sahip olmasının yanı sıra (8000 boru) ile Neo-Klasik tarzda inşa edilmiştir.

Eger Bazilikası’nın neo-klasik detayları diğer barok yapılar arasında kendine has özellikleri ile dikkat çekmektedir. Macaristan’ın en büyük ikinci kilisesi olarak çatısında 5, ana girişinin her iki yanında birer büyük heykel barındırmaktadır. Dört Macar kral, Aziz Ladislaus ve Aziz Stephen ve Havari Paul ve Peter, bu heykellerde tasvir edilen kişilerdir. Kubbe şeklindeki iç ve karmaşık boyalı tavanın genişliği de göze çarpan detaylar arasındadır. İç mekan, bina boyunca uzanan neo-klasik temayla uyumlu olarak zevkli bir şekilde dekore edilmiştir.

Lyceum ve Sihirli Kule

Eger Bazilikası’nın karşısındaki Lyceum’u ziyaret ederek, bilim hakkında geniş bilgilere ve sergilere ulaşabilirsiniz. Bu yapı, tüm aile için mükemmel bir etkinlik ve eğitimi seyahat ile eğlenceli ve etkileşimli bir şekilde birleştirmek için eşsiz bir fırsat olarak değerlendirilebilir.

Birkaç kat üzerinde, keşfedilmeyi bekleyen cazibe merkezleri bulacaksınız. Güney kanadının ilk katındaki kütüphanede tarih sayfalarını çevirerek, paha biçilmez yazılar da dahil olmak üzere 60.000’in üzerinde kitap arasından seçim yapabilirsiniz. Doğu kanadının altıncı katına çıktığınızda ise interaktif deney cihazları içeren Magic Hall, 18. yüzyıl astronomik ekipmanı ve hatta düzenli olarak planlanmış şovlarla bir planetaryum görebilirsiniz.

Asıl önemli olan, dokuzuncu kattaki Sihirli Kule, başlangıçta şehir üzerinde casusluk yapmak için tasarlanmış, ancak şimdi bir gözlem güvertesi olarak yerli halkı ve turistleri eğlendirmek için kullanılmaktadır.

Town Under the Town

Eger

Town Under the Town, Eger’de eşsiz bir cazibe merkezidir. Merdivenlerden aşağı doğru yürürken Eger Bazilikası’nı gezdikten sonra sola döndüğünüzde hemen müzenin küçük girişini göreceksiniz.

Town Under the Town, piskoposluğa ait üzüm bağlarından gelen vergi şarabını saklamak için kullanılan eski bir mahzeni temsil eder. Zamanında piskopos yaklaşık 12 milyon litre şarabı bir yılda toplayabilen bir kurum haline gelmiştir. Mahzen, tüf taş denilen volkanik bir kayaya oyulmuş etkileyici bir tünel ağından oluşur.

Elverişli olarak, 18. yüzyılda Piskoposun yeni konutlarını inşa etmek için kazılmış taş kullanılmıştır. Böylece, Piskoposun Sarayı tamamlandığı zaman, büyük mahzende donanımlı bir hale kavuşmuştur. Tünellerin toplam uzunluğu yaklaşık 4 km’ye ulaşmakta ve şehrin merkezine yayılmaktadır. Ne yazık ki, komünist rejim sırasında bütün şaraplar oradan alınmış ​​ve şimdi mahzenler boştur. Kiler kısmı, yıkılma tehlikesi altında olduğu için ziyarete kapalıdır ancak diğer bölgeler günümüzde dahi ziyaret edilebilen alanlara sahiptir.

Güzel Kadınlar Vadisi

worldinbetween

Eger, Barok binaların yanı sıra şehir şarapları ile de popüler bir kenttir. Güneye bakan tepelik bir alanda mükemmel bir konuma sahip olan ve Bukk Dağları’nın yanında yer alan Eger’de şarap yapımı geleneği oldukça eskidir.

Ünlü yerel şarap, en az 12 ay meşe fıçılarda olgunlaşan üç veya daha fazla üzümün bir karışımı olan crivee olan Egri Bikaver’dir. Ayrıca burada beyaz şaraplar türleri olan Egri Leányka, Debrői Hárslevelű veya Egerszóláti Olaszrizling de üretilmektedir. Şarap mahzenlerini ziyaret edebileceğiniz ve Eger’deki yerel şarapların farklı türlerini tadabileceğiniz çeşitli yerler vardır, ancak bunu yapmak için en iyi yer, Güzel Kadınlar Vadisi olarak bilinir. İzmir – Şirince Köyü ile benzerlik gösteren vadi, yeşil doğası ve temiz çevresi ile de dikkat çekicidir.

Aziz Nikolas Rum Ortodoks Kilisesi

opastl

Bu barok kilisede, kiliseyi bir başyapıta dönüştürmek isteyen ve işbirliği yapan çeşitli sanatçıların eserleri ve el işleri bulunmaktadır. Yapı, Nicholas Jankovic’in karmaşık oyuklarına ve Viyanalı ressam Anton Kuchelmeiser’in güzel resimlerine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, binanın etrafındaki bahçeye girdiğinizde şehrin panoramik manzarasının tadını çıkarabileceğiniz bir yer bulunmaktadır.

Eger Termal Hamamları

Paco Alfonso

Minare’nin yanı sıra Osmanlılar, Eger’de ünlü Türk Hamamları’nı inşa ederek banyo kültürünü tanıtmışlardır. Eski dönemlerde 3 adet bulunan ama şimdi sadece 1 tane yer alan, tadilat sırasında birçok değişikliğe rağmen hayatta kalan hamam ziyaret edilebilmektedir. Burada orijinal Türk tarzı havuzları ve aynı zamanda masaj, buhar, durulama ile tipik Türk hamamı tarzını yeniden yaratan geleneksel hamam görülebilir.

Sağlıklı yaşam ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra 6 havuz vardır. Macaristan’da ayakta kalabilmiş ve bu türden tek hamam olan Türk Hamamı’nın nadir radon şifalı suyu, 3 havuzda mevcut olup, Türk Havuzu’nun yapay taş döşemesinin altında saklı kaynaklardan yayılır şekilde döşenmiştir.

Egerszalók

emzepe

Kendinizi, Denizli – Pamukkale travertenlerindeymiş gibi hissedebileceğiniz ve Eger’den sadece 9 km uzaklıkta bulunan Egerszalok, mineral suların harika bir görüntü ortaya çıkardığı beyaz kayaların bulunduğu bir yerdir. Bu bölge ziyaretçilere şehrin gündelik işlerinden kısa bir kaçış fırsatı sunmaktadır.

Bölgeye yapacağınız bir ziyartte termal banyo, arı kovanı taşları, mağara evleri ve Tuz Tepesi olarak bilinen güzel traverten formasyonu gibi küçük cepler bulabilirsiniz. Köylüler tarafından kireçtaşı tepelerine kazılarak inşa edilen mağara evlerini ziyaret edip 19. yüzyıla kadar geri dönebilirsiniz. Bugün bu mağara evleri bir müze ve şarap sergisinin bir parçasını oluşturmaktadır. Pamukkale’den farklı olarak yeşil doğası ve tertemiz havası ile kesinlikle görülmeye değerdir.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here