Estergon’da Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Macar Katolik Kilisesi’nin merkezi olan Estergon, Macaristan’ın en eski şehirlerinden biridir ve ülkenin ilk başkenti olması ile ünlüdür. Klasikliğin başyapıtı Estergon Bazilikası, Avrupa’nın üçüncü büyük kilisesidir. MS 972’de kurulan Estergon, Macaristan’ın tarihinde her zaman önemli bir rol oynamıştır.

İlk Macar kralı Aziz Stefan’ın doğduğu ve taç giydiği yer olması ile de oldukça dikkat çekicidir. Moğol istilasından sonra Kral 4. Bela Kraliyet Koltuğunu Visegrád’a ve daha sonra Buda’ya taşıyarak başpiskoposuna sarayı ve Estergon’u bir dini merkez haline getirmiştir. Tarihi mekanların ve şehrin mimari mirasının çoğunluğu, Primate Sarayı, Fransisken Manastırı, birkaç şapel ve kilise gibi dini bir doğaya sahiptir. Eski kraliyet sarayı, Türk, Klasik ve Barok binaların yanı sıra bazilikanın kalıntıları pek çok ziyaretçiyi çekmektedir. Estergon’da inşa edilmiş en yeni ve güzel mimariye sahip yapılardan biri, şehri Slovakya’ya bağlayan Mária Valéria Köprüsü’dür. Estergon genellikle ‘Aziz Stefan Şehri’ ve ‘Macar Roma’sı’ gibi takma adlarla anılmaktadır.

Gezilecek Yerler

Estergon Bazilikası

Imaresc

Macaristan’daki Katolik Kilisesi’nin bulunduğu yer olarak ilk Macar Kral Aziz Stefan’ın MS 1000 yılında taç giydiği ilk katedralin bulunduğu yere inşa edilmiştir. Neo-Klasik tarzda 1800’lü yıllarda yeniden inşa edilen bu yapı, Macaristan’ın en büyük kilisesidir. Papa 2. John Paul, 1991 yılında Macaristan’a yaptığı ziyaret sırasında Bazilika’yı ziyaret etmiştir.

Estergon Bazilikası, 10.000 Macar Forinti banknotunda da yer alan resimdir. Seyahatiniz sırasında elinize bu para geçer ise, göreceğiniz mimari bu bazilika olacaktır. Yapı, Macaristan’daki en büyük dini yapı olmasının yanıda, dünyadaki en büyük 18. kilise olarak kayıtlarda yer almaktadır. Yüksekliği 100 metredir. Bazilikanın iç mimarisi, kusursuz denecek kadar güzeldir ve büyük bir ihtişama sahiptir.

Kraliyet Sarayı

Sygic

Kral Aziz Stefan’ın babası Prens Géza tarafından kurulan eski kraliyet sarayının yeniden inşa edilmiş kalıntıları, bazilikanın bulunduğu mahalle sınırlarında yer almaktadır. Bugün bina bir müzeye ev sahipliği yapıyor. Dış cepheleri ve ince detaylı süslemeleri ile oldukça dikkat çekici bir yapıdır. Estergon’u gece saatlerinde gezmeye çıkmış iseniz, sarayın ışıklandırmaları ile ihtişamını görmenizi tavsiye ederiz.

Karanlık Kapı

Karanlık Kapı, Macaristan’daki Aziz Adalbert Bazilikası yakınındaki Kale Tepesi bölgesindeki yapay yamaçlarının altında bulunan bir tüneldir. Tünel 90 metre uzunluğunda ve kalenin eski doğu duvarlarına doğru ilerlemektedir. Tüm tünel tonozlu ve Neo-klasik tarzda inşa edilmiştir.

Karanlık Kapı’nın inşaatı, 1824’te Estergon Başpiskoposu Alexander Rudnay tarafından, Adalbert Bazilikası’nın temel taşları açıldıktan iki yıl sonra başlatılmıştır. Aydınlatma olmaması nedeniyle Karanlık Kapı olarak adlandırılmıştır. Tünelin ana amacı Kanonik evlerini doğrudan rahip okuluna bağlamaktır ve tünel aynı zamanda Szentgyörgymező mahallesini Estergon’un şehir merkezine ulaştırmaktadır. Tünel, rahip okulu ve çevresi, 2006 yılında katedralin kutsanmasının 150. yıldönümünde tamamen yenilenmiştir. Hem bazilika hem de tünele mimari aydınlatma eklenmiştir. Tek yönlü trafik ile rahip okulundan Esztergom şehir merkezine kadar ulaşılabilmektedir.

Viziváros

Wikimedia

Tuna Nehri kıyısında kurulmuş olan Víziváros veya bizim dilimizdeki karşılığı ile Su Şehri, birkaç Barok kiliseye ev sahipliği yapan bir bölgedir. Ancak kentin bu bölümünde dolaşırken ortaçağ kaleleri, surlar ve Türk burç kalıntıları da görülebilir.

Barok kiliseler ve klasik binalar ile çevrili olan Primate Sarayı da burada yer almaktadır. Kenti gezdiğiniz bir günde, bu bölgeye gelebilir ve doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Yürüyüş yolları, tarihi yapılar ve doğal alanları ile Vizivaros, Tuna Nehri’nin muhteşeme manzaralarını görebileceğiniz bir yerdir.

Keresztény Müzesi

Zsolt Vázsonyi

Bu müze, Macaristan’daki en büyük kilise koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır. Burada 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Macar, İtalyan, Hollanda, Alman ve Avusturya sanat eserleri bulunmaktadır. Müze Neo-Rönesans tarzı Primate Sarayı’nın kuzey kanadında yer almaktadır.

Budapeşte’den Estergon’a ulaşmak için kullanabileceğiniz tekneler Vigadó tér’den kalkıyor ve yolculuk yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Trenler, Budapeşte’nin Nyugati İstasyonu’ndan hareket etmektedir. Otobüsler Árpád híd otobüs terminalinden kalkmaktadır. Araç kiralayarak ulaşmak isterseniz Estergon, Budapeşte’den yaklaşık bir saatlik bir sürüş mesafesindedir ve Rota 10 yolu, oraya ulaşabileceğiniz en hızlı yoldur.

Mária Valéria Köprüsü

Wikimedia

Mária Valéria Köprüsü, Tuna Nehri’nin karşısında, Estergon ile Slovakya’nın Štúrovo şehrini birbirine bağlayan bir yapıdır. Adı, İmparator Franz Josef ve Elisabeth’in dördüncü çocuğu olan Avusturyalı Arşidük Marie Valerie’den alınmıştır. Köprü yaklaşık 500 metre uzunluğundadır.

1893’te János Feketeházy tarafından tasarlanmış ve Budapeşte’deki Özgürlük köprüsü ve Komárno ile Komárom arasındaki Elisabeth köprüsü de dahil olmak üzere Tuna Nehri üzerinde yer alan birkaç köprü ile birlikte inşa edilmiştir. 28 Eylül 1895’te açıldığından beri, köprü iki kez imha edilmiştir. 22 Temmuz 1919’da, köprünün batı tarafındaki ilk iskelede bir patlama olmuş, ancak 1922’de köprü restore edilmiş ve 1926’da tamamen yeniden inşa edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman birliklerinin geri çekilmesi sırasında 26 Aralık 1944’te köprü havaya uçurulmuştur.

Aziz Anne Kilisesi

Norbert Banhidi

Estergon’un güney tarafında yer alan ve bir Roma Katolik kilisesi görevi gören yapı, neoklasik tarzda inşa edilmiştir. Kilise, Sándor Rudnay başpiskoposunun inisiyatifiyle inşa edilmiş ve Estergon Bazilikası’nın planına uygun olarak, adeta bir minyatür gibidir. İç mekanda yer alan freskoları, günümüze kadar gelebilmiş koro bölümü ve daha bir çok ince detayı ile oldukça dikkat çekici bir yapıdır.

Cizvitler Parish Kilisesi

Duncan Wilson

Diğer bir adı Su Bazilikası olan yapı, Cizvitler tarafından 1728-1738 yılları arasında Barok tarzında mimar Ignác Oratsek tarafından inşa edilen iki katlı bir kilisedir. Orijinal ekipmanın ve II. Dünya Savaşı sırasında Barok tarzda oluşturulan orgun çoğu bölümü yok edilmiş, ama yine de 1735-1737 yıllarında Baumgartner tarafından yapılan ve bir diğer Barok tarzını yansıtan sunakları görülebilmektedir.

Eski Rahibe Okulu

MEGA4000 MISI

Yerel adı ile oszeminárium, yüksekliği 80 m’den uzun bir yapıdır. Bu nedenle kuzey ve güney cephesi arasındaki 10 m yükseklik farkı iki katlı bir alt yapıyı oluşturmuştur. Güneyde tarafta Estergon Bazilikası’na bakan cephe neoklasik tarzda inşa edilmiş önemli bir detaydır. Kuzey cephesi romantik tarzda yapılmıştır. Girişin her iki tarafında yer alan ve başpiskoposlar George Szelepcsényi ve Nicholas Olah’a ait heykeller bulunmaktadır.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here