Kalkandelen (Tetovo) Gezilecek Yerler

Tetova ya da bizim dilimizdeki ismi ile Kalkandelen, tarihi ve hala ayakta kalan izlerimiz ile görülmesi gereken bir yerdir. Yeşili ile doğası ile herkesi kendisine hayran bırakır. Tetova ’da dolaşırken kendinizi sanki Osmanlı tarihinde muazzam bir gezintiye çıkmış gibi hissedersiniz. Betonarmeden uzak, trafik sorunu olmayan bu şehir sizi huzura doğru bir yolculuğa çıkarır. Tertemiz havası ile oksijen depolarsınız. Tetova sevenlerine dağların arasında ki yemyeşil bir vaha gibi eşsiz güzelliklerini sunar. Öğrenciler için vazgeçilmez bir yerdir. Bu huzur ortamında gençler kendilerinde tüm yaratıcılıklarını sergileyebilecekleri enerjiyi bulurlar. Eğer Makedonya’ya gitme planları yapıyorsanız tarih, doğa, farklı fikirler, Osmanlı eserleri ve daha bir çok özelliği ile Kalkandelen’e uğramalısınız.

Makedonya’nın kuzeybatısında, Polog bölgesinde yer almaktadır. Kalkandelen, Vardar Ovası’nın üzerinde kurulu bir yerleşim yeridir. Tepeleri 2800 metreyi aşan Şar Dağları ve Suva Gora (Kuru Dağlar) yer almaktadır. Şar Dağı’nın eteklerinde ki şehir Pena nehri kıyısında yer almaktadır. Tetova’nın ismi ile ilgili birçok efsane mevcuttur. Bunlardan biri Tetova Teto’nun yeri demek. İsmini Şar Dağı’nı yılanlardan temizleyen Teto isimli kahramandan almış diyenlerin yanında bu güzel şehrin ismini Saruhanlı Türkmen göçmenlerin yaptığı muhteşem okların kalkanları delmesinden dolayı Kalkandelen olarak isimlendirenler de mevcuttur.

Kalkandelen Konya ile kardeş şehirdir. 14. yy ’da Osmanlı egemenliğine girmiştir. Türk egemenliğine giren şehirde büyük değişiklikler gerçekleşmiştir. Yeni binalar, ticarethaneler yapılmıştır. Burada Müslüman nüfus baskın nüfus olmuştur. Osmanlı imparatorluğu dönemlerinde Kalkandelen önemli bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Bunun yanında Osmanlı’nın balkanlarda uzun yıllar boyunca askeri bir üssü olmuştur. Dağların arasında süzülen Tetova, tüm gönülleri fethedecek sade bir güzelliğe sahiptir. Polog Vadisi de görülmeye değer eşsiz güzelliğe sahip yerlerden biridir. Uçsuz bucaksız yeşili ve heybetli dağları ile sizleri masallar diyarına götürecek niteliktedir.

Alaca Camii

Sehrin en önemli eseri farklı mimari yapısı, renk cümbüşü ile Alaca Camii’dir. Kalem işi süslemelere sahip olup; Avrupa’da başka bir örneği yoktur. Bu muhteşem camii 1400’lü yıllarda yapılmıştır. Şehir parkının yanında Osmanlı’dan günümüze kadar gelmiş ancak şu an kullanılmayan bir hamam yer alıyor. Tetova Saat Kulesi ise yıllar önce Tito zamanında yıkılmıştır.

Leshok Manastırı

Leshok Manastırı kompleksinde: 1335’ten beri manastır kilisesi St. Atanasij (Athanasius); 1326’dan beri Stefan Dechanski Mektubunda ve Orta Çağ’dan beş kilise ve şapelin kalıntılarında bahsedilen 13. yüzyıldan beri var olan Kutsal Meryem Ana kilisesi bulunmaktadır. Ayırt edici özellikler, St. Athanasij kilisesinin kültürel ve manevi değerleridir.

19.yüzyılın en ünlü Makedon reformcularından biri olan Kiril Pejchinovikj’in mezarı ve anıt odası var. 1818’de Athos Dağı’ndan çıktıktan sonra manastırın mahalleleri yenilenmiş, manastır kütüphanesi kurulmuş ve Leshok manastırı edebiyat ve eğitim merkezi olmuştur. Manastır, zengin ve ünlü uzun bir geleneğe sahip, ancak trajik olaylarla doludur. Birçok kez yanmış ve yenilenmiştir. 1690’da ecdadımız, manastırı ve Kutsal Meryem Ana Kilisesi’ni tahrip etmişler ve ayrıca 2001’deki ihtilaf sırasında çok zarar görmüştür. Avrupa Birliği’nin desteği ile otantik bir şekilde yenilenmiştir.

Tetovo Kalesi

Tetovo Kalesi, son dönemlere ait bir kaledir. 1820 yılında inşa edilmiştir. Shar Sıradağları’nın eteklerinde, Kalkandere’de bulunur. 800 metre yükseklikte yer alır ve şehrin yaklaşık 300 metre üzerindedir. İnşaat Redzep Paşa tarafından başlatılmış ve oğlu Abdurahman Paşa tarafından devam ettirilmiştir. Bu kale traverten ve hewed taş blokları kullanılarak inşa edilmiştir. Şimdi, arkeolojik kompleks duvarları kapsıyor, iç kısımda beş seraglio, bir banyo, depolar, büyük mutfaklar, bir yemek odası ve bir kuyu var. Burada eski nesnelerden biri olan St. Athanasij kilisesi, 14. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Kalenin duvarlarında kuleler vardır ve Tetovo’ya, Larci köyüne ve Pena Nehri’ne giden ve üç tünel kalıntısı ile yeraltı hapishanesi bulunur.

Shar Sıradağları

Shar sıradağları, Makedonya’nın kuzeybatı kesiminde, 1600 km’lik bir alana sahip 80 km uzunluğundaki sıradağlardır. 1.780 metre rakımda bulunan Popova Shapka, Shar sıradağlarında turistik bir merkezdir ve Makedonya Cumhuriyeti’nin en ünlü kış eğlence merkezidir. Teleferik ve telesiyej ile bağlantılı olan kayak ve kızak için son derece elverişli arazilere sahiptir. Çok sayıda tatil evi ve turistlerin konaklama ve yemek hizmetleri var. Shar sıradağları, yüksek dağ otlakları ve yüksek ağaçlı iğne yapraklı ormanlarla doludur; bunların arasında yüksek köknar ağacı ve ardıç en çok temsil edilen türlerdir. Makedonya’nın en büyük endemizm yüzdesi olan Shar’da, 200’den fazla endemik bitki var.

Köpek “Sharplaninec” – Etkinlikleri

Endemik bir türdür ve Shara sıradağları ve Makedonya’nın gururudur. Tibet’ten ve Himalayalar’ın yamaçlarından buraya gelmiştir. Makedon dağlarının şiddetli koşullarına uyum sağlamış ve yüzyıllarca burada yaşamıştır. Bu köpeğin yaşadığı yer, ya da daha doğrusu Makedonya sıradağları olan Shar, Korab, Stogovo, Bistra ve Mavrovo’da Balkanlar üzerindeki tek yer olduğuna inanılmaktadır. İlk gösterileri 1926’da Ljubljana’da yapılmıştır. Köpek türü 1939’da FCI’ye kayıt edilmiştir. Bu federasyon tüm köpek ırklarını kaydeden bir oluşumdur. Makedon Sharplaninec, 10.000 köpekle yarışan Avrupa 2008 yarışmasının galibi olmuştur. Makedonya gezinizde, bu köpeklere de küçük bir zaman ayırmanızda fayda var.

Sersem Ali Baba Tekkesi ( Harabati )

Sersem Ali Baba’nın 1526 yılında temelini kurduğu ve ismi ile anılmakta olan bu dergâh oldukça dikkat çekicidir. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın sadrazamlarından biri olan bu zat için Kanuni Sultan Süleyman Han Sersem lakabını koymuş ve o dönemden itibaren Sersem Ali Baba olarak Bektaşiliğe gönül vermiştir.

Dzepchishte Etno Müzesi

Tetovo’dan beş kilometre uzaklıktaki Dzepchishte köyünde bulunan özel bir tatil evinde yer alan, MÖ 8. yy’dan 20. yüzyıla uzanan eserler sergilenen küçük bir etno-müze bulunmaktadır. Oda sadece bir ziyaretçi kapasiteye sahiptir. Sergilenen nesneler çeşitli malzemelerden (seramik, bakır, demir gibi) yapılmış ve bu sergi, bu bölge sakinleri olan Makedon ve Arnavutlar’ın getirdiği objeleri sergilemekle zenginleştirilmiştir. Bu müzenin, Guinness Dünya Rekorları’nda dünyanın en küçük etno-müzesi olarak kaydedilmesi için başvuruları bulunmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here