Kahire’de Gezilecek Noktalar Nelerdir?

Dünyanın en kalabalık 10 şehri arasına girmiş 19 milyonluk dev nüfusu, 1300 yılldan beri aynı bölgede yer aldığı bilinen ve dünyanın en eski başkentlerinden biri olması, Eski Mısır dönemine ait yapıları ve kalıntıları ile tarihi, sürekli akan bir düzene sahip şehir yapısı ve gezginler tarafından en karmaşık toplum yapısına sahip olmasıyla Kahire, görmeniz ve bilmeniz gereken bir çok özelliğe sahiptir. Merkez nüfusu 9 milyondur ve çevresinde kendinden başka büyük bir şehir olmayışı ile adeta coğrafyasının kralıdır.

Nil Nehri, şehre hayat veren ve geçmişten beridir sürekli dönen bir ticaretin var olmasına sebep olan en büyük etkendir. Sokaklardaki insanların çoğu modernlik ve gelenekselliğin bir karışımı zihniyete sahiptir. Yüzyıllardan beri önemli bir kent olmasının ardında yatan sebeplerden biri de, düz arazileri üzerinde yer alan ve Nil Nehri ile beslenen tarımsal alanların çokluğudur.

Eski dönemlerde oldukça büyük bir öneme sahip olan tahılların çoğu, Kahire ve çevresinde yetişmektedir. Ancak, günümüzde oluşan gürültü, trafik ve hava kirliliği nedeniyle bu durum biraz aksamıştır. Öte yönden Kahire, Araplar için hala Umm al-Dunya, yani Dünya’nın Anası’dır. Giza Piramitleri, devasa Mısır Müzesi ve sayamadığımız bir çok tarihi-turistik yeri ile Kahire, kesinlikle ziyaret etmeye değer bir yer.

Gezilecek Yerler

Giza Piramitleri

Flying Carpet Tours Egypt

Dünyayı gezen insanların mutlak suretle uğraması gerektiği yerlerden biri olan ve Kahire’nin en bilinen turistik cazibesi olmuş Giza Piramitleri, şehrin bir ucundaki tenha konumu ve büyüleyici güzelliği ile dikkat çekmektedir. Dört hanedanlığın tapınağı ve tarihteki firavunların mezarları olan bu devasa yapılar, ülkenin de en önemli yerlerinden biridir.

3 adet birbirinden farklı boyutlarda olan piramitlerin en büyüğü Kufu Piramidi de denilen Keops’tur. İçerisindeki lahit boştur. Nasıl yapıldığına dair buluntular olsa da, kullanılan teknik ve mimari planların ne olduğu hakkında net bir şey söylenememektedir. Bulunduğu konumdan dolayı maruz kaldığı aşırı sıcaklara, toz bulutlarına ve sürekli koşuşturan insanlara rağmen dimdik ayakta kalabilmiş binlerce yaşındaki yapının uzaylılar tarafından yapılmış olabileceği bile bir tartışma konusu olmuştur.

Siyasi olarak Giza şehrinin sınırları içerisinde yer alsa da, Kahire’ye de oldukça yakın olduğundan dolayı her iki şehre de büyük bir turist topluluğu çekmektedir. Daha küçük olan Mycerinus ve Chephren piramitleri ise, Keops ile aynı boyutta olmasalar da ayrı bir güzelliğe sahiplerdir. Şehrin merkezine 13 km uzaklıkta ve Giza kentinin banliyo taraflarında yer alan bu piramitler, kesinlikle görülmeye değer tarihi yapılardır.

Mısır Müzesi

Wikimedia

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olmasının ardında yatan sebeplerden en önemli olanı, içerisinde barındırdığı antika ve değerli arkeolojik eserlerdir. İçeride yer alan her şeyi görmek için günlerinizi ayırmanız gereken devasa bir müzedir. İlk olarak 1857 yılında Fransız Mısır bilimcisi August Mariette tarafından kurulan müze, 1897 yılında Kahire merkezindeki pudra pembesi rengindeki yerine taşınmıştır.

Sahip olduğu bir çok şeyin hala sergilenmediği düşünülen devasa müze, günümüzdeki sergileri ile bile etkileyici bir koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır. Tutankhamun’un Hazineleri gibi bölümleri, müze içerisinde yer alan en eski ve otantik buluntuların yer aldığı özel odalardır. Bu bölümlere girebilmek adına, yetkililerden izin almalısınız.

1922 yılında, Krallar Vadisi denilen bir bölgede arkelojik kazılar yaparak keşfe çıkan Howard Carter, 18 yaşında hayatını kaybeden ve Antik Mısır’ın en bilindik firavunlarından biri olan Tutankhamun’nun mezarını bulmuştur. Mezar odasının içinden çıkan tüm eşyalar, o günden günümüze kadar pek çok kayda değer bilgiye sahip olmamızı sağlamıştır. Tutankhamun’a ait en değerli eşya olarak ise, üzerinde yapılan mikroskobik çalışmalar ardından meteor taşından yapıldığı anlaşılan hançeri göze çarpmaktadır.

Royal Mumyalar odası da, müzede görmeniz gereken bir diğer önemli bölümdür. 56 odadan oluşan devasa sergide, 5000 yıllık tarihi buluntular dahi sergilenmektedir. Müze, Kahire’nin şehir merkezi olarak bilinen Midan Tahrir meydanının hemen yanında yer almaktadır.

El-Ezher Camii

Starwood Africa

MS 972 yılında tamamlanmış olan camii, Fatimid döneminden geriye kalan en güzel binalardan biri olarak kabul edilir ve en eski Suriye camilerinden biridir. Halife El-Aziz üniversitesi ise, MS 988 yılından beri ayakta duran dünyanın en eski üniversite kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Günümüzde, İslam dünyasının en önemli teoloji merkezlerinden biri olan El-Ezher Üniversitesi ve camii, neo-Arap mimarisinin en nadide örneklerinden biridir.

Kuzeybatı tarafında yer alan ve 2. Abbas tarafından yaptırılan Berber Kapısı, yerleşkenin en dikkat çeken unsurları arasındadır. Giriş yapmak için ayakkabılarınızı burada çıkarmanız gerekmektedir. İçerde yer alan ve 109 yılından günümüze kadar gelebilmiş tarihi mihrap ve El-Taibarsiya Medresesi oldukça dikkat çekicidir. Yaklaşık 3000 metrekareye yayılmış ibadet bölümü, dünyanın en eski ve en büyük yapısına farklı bir atmosfer katmaktadır. Caminin 5 mimaresi bulunmaktadır. Yapının ön tarafı orjinal iken, diğer yarısı ise Abd el-Rahman tarafınca eklenerek büyütülmüştür. Cami, kentin tam göbeğinde yer aldığı için ulaşımı oldukça kolaydır.

Eski Kahire

Wikipedia

Küçük kiliselerle dolup taşan kıvrımlı sokakları, Eski Babil surları içerisinde yer alan ve Roma İmparatoru Trajan tarafından Nil Nehri boyunca inşa ettiği sur ve kaleleri ile Eski Kahire, kentin en eski bölgesidir. Yıl içerisinde milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen bölge, içerisinde sayısız tarihi yapı ve sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktadır.

Kıptı Müzesi, bölgenin bir zamanlar erken Hıristiyan döneminde yaşadığı tarihsel olaylar ve daha fazlası hakkında bolca bilgi vermektedir. Kıpti mimarisinin en güzel örneklerinden biri de, yine bu bölge içerisinde yer alan Asılı Kilise’dir. 9. yüzyılda inşa edilmiştir. İlk olarak 4. yüzyılda kurulmuş bir yapı olmasına rağmen, Roma kapısı olarak kullanılmıştır.

Bölgedeki diğer önemli yapılar arasında ise Bacchus Kilisesi, Aziz Herakli Kilisesi ve Amr In al-As Camii gibi yapılar örnek verilebilir. Cami, Mısır’da inşa edilmiş ilk cami olmasıyla dikkat çekicidir. Bu bölgeye Koptik Kahire de denilir. Ulaşmak için Kahire metrosuna binip Mar Girgis istasyonuna varmanız yeterli olacaktır.

Khan el-Khalili

George Zhao

MS 1400 yılında açılan ve dünyanın en eski ve büyük alışveriş merkezlerinden biri olarak bilinen Khan el-Khalili, ilk olarak metal ve gümüş işleyen esnaflar tarafından kullanılmıştır. Daracık yolları ve sayısız dükkanı ile, günümüzde dahi Kahire’nin yerel pazarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Küçük mağazalar, dağınık bir şekilde oluşturulmuş atölyeler ve Mısır’ın geleneksel ürünlerini yapan dükkanlarla dolup taşan Pazar, Kahire’nin en bilindik noktalarından biri olmasının yanı sıra, yıl boyunca binlerce turistin de uğradığı bir cazibe merkezi haline gelmiştir.

Metal abajurlar, otantik ve antik eşyalar, yerel dokumacılık örnekleri ve kumaş ürünleri ile geniş bir ürün yelpazesine ev sahipliği yapan Khan el-Khalili, yiyecek-içecek konseptinin de oldukça geniş bir alana yayılmış fırsatlarına sahiptir. Mısır’ın en ünlü kahvecilerinden Fishawis, tatlı çay, şuruplu Aral kahvesi ve yerel tüccarların oturup dinlendikleri geleneksel dükkanlar ile gezilmesi gereken bir noktadır.

Souq Mahallesi olarak da bilinen pazar bölgesi, neo-Gotik mimari tarzında 1792 yılında Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin’i onurlandırmak adına inşa edilen Seyyidna el-Husein Camii’nin de bulunduğu yerdir. Altın ve gümüş atölyelerinden geçerek ulaşabileceğiniz cami ve pazar bölgesi, El-Ezher Cami’nin tam karşısında yer almaktadır.

Kahire Kalesi

Mohammed Ali

Antik Mısır’daki mimari ve fiziki oluşumların göz önünde bulundurularak inşa edilen ve Mokattam Tepeleri’nin hemen dibindeki eşsiz konumu ile Kahire Kalesi, Saladin tarafından 1176 yılında yaptırılmıştır. Orjinal yapıdan günümüze kalan bölümler doğu tarafındaki dış duvarlarıdır. Daha sonrasında ise eklemeler yapılarak orjinaline en yakın hale getirilmiştir.

Kahire’nin en önemli simgesel yapılarından biri olan Muhammed Ali Camii de bu bölgenin diğer bir dikkat çekici ziyaret alanıdır. Alabaster Camii de denilen yapının orantısız ince minareleri, beyaz taş kullanılarak yapılan ana binası ve sahip olduğu muazzam manzarası dikkat çekicidir. Gawhara Terası denilen yerde, caminin hemen kuzeydoğusunda yer alan bölgede, Kahire’nin en panoramik manzaralarını görebilme fırsatınız olduğunu unutmamalısınız.

1318-35 yılları arasında Muhammed el-Nasir tarafından yaptırılan ve kendi adını taşıyan el-Nasir Camii de, görülmeye değerdir. Aynı zamanda Polis Müzesi, Taşımacılık Müzesi ve Ulusal Askeri Müzesi de sahip olduğu sergiler ile kalenin yakınlarında yer alan diğer önemli cazibe noktalarıdır. Halifyamiyya Caddesi’nden Bab Zuwaeila’ya doğru yaklaşık olarak 30 dk’lık bir yürüyüşün ardından kaleye ulaşabilirsiniz.

Sultan Hassan Camii

Wikipedia

Karmaşık arabesk detayları ve sarkıt özelliklerinin bol oluşu ile Arap sanatında önemli bir vizyon oluşturmuş olan Sultan Hassan Camii, Memlüklüler tarafından inşa edilen en güzel tarihi örneklerden biridir. Mısır’ın en son krallarından biri olan Sultan Hassan el-Nasir adına inşa edilen yapının tarihi 1356-6 yılları arasında gerçekleşmiştir.

Yapının güney cephesinde yer alan minaresi, 81,5 metre yükseliğindedir ve Kahire’nin en yüsek noktası olarak bilinir. Aynı zamanda, kuzey tarafında yer alan muhteşem detaylı ana giriş kapısı 26 metrelik yükseliğe sahiptir ve camii geniş taş duvarları ile adeta bir Antik Mısır tapınağını andırmaktadır. İçerisinde yer alan abdest çeşmesi, kubbeli bir giriş, ana kapı ve daha sonraları eklenen kısa bir antre bölümü ile açık avluya giden koridorundan demir bir kapıyı geçince sultanın mozolesine ulaşmanız mümkündür. Asıl kubbenin sarkıt şeklindeki süslemeleri en dikkat çekici detaylardan biridir.

El Rifai Camii ise, Sultan Hassan’a bakan bir konumda yer alan ve içerisindeki 1912 yılından kalma Khedive İsmail’e ait bir mezar ile ziyaret edilesi özellikler taşımaktadır. Aynı zamanda, İran’ın en önemli şahlarından biri olan Muhammed Rıza Pehlevi’nin de mezarı burada yer almaktadır. Her iki önemli cami de, Kahire Kalesi’nin hemen alt kısmında bulunmaktadır.

Bab Zuweila

Wikimedia

Eski Kahire bölgesinde yer alan 3 ana kapıdan en dikkat çekici olanı Bab Zuweila olarak kabul edilmektedir. Kapı, adeta farklı bir dünyaya açılırcasına karşınıza çıkan devasa 2 kulesiyle ilgi çeken bir tasarıma sahiptir. 11. yüzyılda inşa edilen giriş kapısı, çatısında yer alan harika Kahire manzaraları ile, ortaçağın dahi en ilginç yapılarından biri olmuştur. Tepesine çıktığınızda göreceğiniz muhteşem şehir manzarası, geçmiş dönemlerde Nil üzerinden veya karadan gelebilecek tüm tehditlere göz atabilmek adına kullanılmıştır.

Kapının hemen yanında yer alan ve kırmızı-beyaz taş işlemeleri ve bir kaç adım ötesinde yer alan Çadırcılar Sokağı ile Şeyh el-Mu’ayyad Camii de görülmeye değer bir konumda yer almaktadır. Çadırcılar Sokağı’nda ise, Mısır’daki en kaliteli kumaş işçiliği ve düğün, sünnet ve diğer özel günlerde kullanılan geniş mekanı ile büyüleyici bir esnad standı topluluğuna sahiptir.

Al-Muizz li-Din Allah Caddesi

kashkool1

Eski bir çok yapının yer aldığı cadde, ihtişamını kaybetmemek adına özenle restore edilmiştir ve Memlüklüler zamanından kalma tarihi yönleri ile oldukça dikkat çekicidr. İslam mimarisinin en sade yapılarından biri olarak 1247 yılında inşa edilmiş olan Salih Eyüp Medresesi’ni örnek verebiliriz.

Kubbesi ile dikkat çeken ve medresenin hemen karşısında yer alan Qalaun Medresesi de görülmeye değer özellikler taşımaktadır. Bu yapı, Memluk döneminin en değerli yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. 1247 yılında başlayan inşaatı, 1293 yılında Qalaun oğlu Muhammed el-Nasir tarafından tamamlanmıştır ve sedef mozaikleri, karmaşık karo işlemeleri, vitray pencereleri ve ince memer düzeni yapıya farklı bir çekicilik kazanmıştır. İlk açıldığı zamanlarda dönemin hastanesi olarak kullanılmıştır.

Civarında görmeniz gereken bir diğer önemli tarihi yapı ise, firavunlardan İslam dönemine kadar uzanan bir sanat koleksiyonun yer aldığı Mısır Tekstil Müzesi’dir. Ayrıca, 1309 yılında inşa edilen Nasr Muhammed Medresesi, hayranlık uyandıran çok sayıda detay barındıran bir diğer önemli eserdir.

Ibn Tulun Camii

Wikipedia

Kahire’de hala ayakta kalan ikinci en eski cami olan Ibn Tulun Camii, MS 876 ve 879 yılları arasında inşa edilmiş ve Mekke’de (Suudi Arabistan) Kâbe’de modellenmiştir. O zaman inşa edildiğinde, varoluşun en büyük camisi oldu. Ana Mahkeme’nin kolonnadeleri, sergilenen çok sayıda karmaşık friz çalışması parçalarına sahip ve bir dizi dar ön salonlara açıldı. Ana ibadet salonu (avlunun güney tarafında) hala oyulmuş alçı ve ahşaptan yapılmış eski dekorasyonunun parçalarına aittir ve buradaki mihrap, orijinal altın mozaik dekorasyonunun kalıntılarına sahiptir.

Caminin kuzey tarafında, girişteki ince at nalı kemerli ve içten dönen sarmal merdivenli, 40 metre yüksekliğindeki minaredir. Dicle üzerinde bulunan Büyük Samarra Camii minareleri üzerinde modellenmiştir. 173 basamaklarını üst platformuna kadar tırmanırsanız, kuzeyden evlerin denize ve doğudaki Mokattam Tepeleri’ne uzanan muhteşem manzaralar vardır. Sultan Hassan Camii’nden Al-Saliba Sokağı’na doğru ilerleyen Ibn Tulun Camii’ne kolay bir yürüyüş mesafesindedir.

El-Ezher Parkı

Ernie R

Kahire’nin eski kent bölgesinin göbeğinde yer alan ve orjianl olarak bir ortaçağ çöplüğünün olduğu yere kurulan park, şehrin adeta akciğeri gibidir. Milyonlarca nüfusa sahip Kahire’nin şehir merkezindeki koşuşturmaca ve aşırı kalabalıklardan kaçmak isteyen yerli ve yabancı binerce turistin ilgi odağıdır. 2005 yılında hizmete giren parkın içerisinde yer alan yüksek tepelik bölgeler sayesinde, Mısır’daki en iyi günbatımını izleyebilirsiniz.

Akşam yürüyüşleri için de oldukça uygun olan park ve patika yolları, sıcak havalarda serinlemek için birebirdir. Bir kaç farklı kaliteli restorana da ev sahiplği yapan parkın en mükemmel yerlerinden biri de, uzun uzadıya yürüyebileceğiniz ve trafikten uzak bir mecraya açılan yürüyüş yollarıdır. Haftasonu doğal olarak daha kalabalık olan parka geldiğiniz zaman, hava çok sıcak değilse Bab Zuweila’dan yoğun bir diğer cadde olan Darb al-Ahmar Caddesi’ne doğru ilerleyebilirsiniz.

Zamalek

Hicham elKably

İstanbul’un Nişantaşı semti gibi bir çok özellik taşıyan Zamalek, yenilikçi restoranları, sanatsal butikleri ve Nil Adası’ndaki harika konumu ile 19. yüzyıldan beridir Kahire ve Mısır’ın en bilindik bölgelerinden biri olmuştur. Tüm mimari yapıları, yakın geçmişte inşa edidiği için, bölgede adeta bir Avrupa havası sezebiliyorsunuz.

Jacaranda ağaçları ile süslenmiş cadde ve sokak araları ve Belle Epoque konakları ile Zamalek, Kahire’de en iyi yemek restoranlarından pek çoğuna ev sahiplği yapmaktadır. Burası aynı zamanda başkentin resmi dairelerinin bulunduğu alandır. Bir çok elçilik binası burada yer alır. Gezira bölgesine doğru giderseniz, orada da bir çok keşfedilecek sanat galerisi bulabilirsiniz.

Özellike Sanat Sarayı, Gezira’daki en eski fuarlardan biridir ve Büyük Salon kadar olmasa da pek çok sanat galerisine ev sahipliği yapmaktadır. Bu bölgenin güney tarafı, bir çok özel tenis kortuna ve Gezira Spor Kulübü’nin binicilik alanları ile kaplıdır. Kahire Kulesi, bölgede inşa edilen en yüksek yapılardan biridir ve yeşillikler içerisinde tam 187 metre yükselir. Başkan Nasser tarafından 1961 yılında inşa edilmiştir. Gün batımı manzaraları için adeta bulunmaz bir nokta olan gözlem güvertesi ile kesinlikle görülmeye değerdir.

Roda Adası

In Viaggio con Qadim

Nil Nehri üzerinde beliren Gezira adasından sonra Roda Adası’nı da mutlaka ziyaret etmelisiniz. Gezira’nın hemen güneyinde yer alan ve bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Mısır paşalarının ikamet ettiği Monastırlı Sarayı’na ev sahipliği yapan ada, bu yönüyle de oldukça tarihi bir bölge olduğunu göstermektedir. Saray’ın içerisindeki güzel peyzajlı bahçelerin ve Nil’in dört bir yanını saran sularının verdiği manzaralar gerçekten muhteşem bir deneyim olacaktır.

Adanın güney ucunda yer alan Nilometre ise, nehrin akış hızını tespit edecek, yıllık taşkınların ne zaman gelebileceği ve daha pek çok tahmin bilgisini elde etmek için kullanılan bir yerdir. MS 861 yılında inşa edilen Nilometre, nehrin diğer bölgelerinde yer alan nilometreler arasında en eski olanıdır. Roda Adası’nın sokaklarında dolaşmak isterseniz, 20. yüzyılda inşa edilen ancak yıllarca korunmadığı için harabeye dönmüş bir konak görebilirsiniz. Adanın kuzey ucuna doğru ilerlerseniz, Muhammed Ali zamanında inşa edilen ve 1805-18 yılları arasında tamamlanmış bir yapı olan Manyal Sarayı’nı görebilirsiniz. Bu yapı, restorasyonda olduğu için günümüzde kapalıdır ancak Roda Adası, başlı başına bir ziyaret noktasıdır.

El-Hakim Camii

Wikimedia

Mısır’da hüküm sürmüş olan Halife El-Hakim, Fatimid bir lider olarak ülkeye büyük katkılar sağlamıştır ve büyüleyici bir kariyere sahiptir. Kraliyetinde bulunan hanehalkı ve çalışanlarına verdiği katledilme cezaları ve bir eşeğe itiraz eden kişiye verdiği dayak cezaları gibi ilginç olayları ile bilinmektedir. Adeta bir yargı dağıtır gibi hareket eden El-Hakim, adına yakışır liderlerden biri olarak kabul edilmektedir.

MS 1013 yılında inşaatı tamamlanmış olan camisi, geçmişten günümüze kadar pek çok farklı göreve tabii tutulmuştur. Akıl hastanesi, medrese ve Haçlı kalesi gibi kullanılarak günümüze kadar gelebilmiş orjinal yapı, 1980’lerde restore edilerek günümüzdeki görünümünü kazanmıştır. Daha önceleri ise, 1303 yılında yaşanan yıkıcı Kahire depremi sırasında büyük hasar görmüş ve yeniden inşa edilmiştir.

Yapının en ilgi çeken bölümü minareleridir. Orjinal olarak yuvarlak bir yapıya sahiptir ve kare bir kasadan oluşmaktadır. Kubbeleri ise depremde zarar görmesine rağmen detayları ile görülmeye değerdir. Cami, eski şehir bölgesinin en önemli iki kapısı arasındaki konumu ile kolayca bulunabilir. Batı tarafında yer alan Bab el-Futuh – Fetih Kapısı ve doğusunda yer alan Bab el-Nasr – Zafer Kapısı da görmek isteyeceğiniz tarihi mekanlardan birkaçıdır. 1087 yılında inşa edilen ve antik Roma’daki kasaba kapılarına benzeyen bu yapılar, sizleri El-Ezher Camii’ne kadar götürür.

Kahire Şehir Merkezi

Francesco Zöschg

Dünyanın en farklı toplumlarından biri olarak Antik Mısırlılar, geriye bıraktığı şaheserler ve tarihe yön veren olayların ışığı ile, günümüze Kahire’sini önemli kılan en büyük etkenlerden biri olmuşlardır. Doğu’nun Paris’i lakabını, Kudüs gezi rehberimizi okuyanlar duymuştur. Ancak asıl Doğu’nun Paris’i, sahip olduğu eşsiz güzellikler ile Kahire’dir diyebiliriz. Bir çoğu 1800’lü yıllardan kalma yapıların yanı sıra, kimilerinin milattan önceye kadar ulaşabilen tarihleri ile görülmeye değer bir şehir merkezi varyasyonu bulunan Kahire, takoz-blok yapıları ile dikkat çekmektedir.

En iyi bölgelerinden birisi Midan Talaat Harb ve civarıdır. Al-Gumhuriya Caddesi’nde yer alan ve 19. yüzyıldan kalma Abdina Sarayı, Mısır’ın son khedlerinden birinin evidir. Günümüzde ise, kralın eski özel daireleri, cumhurbaşkanına verilen tuhaf duvar halıları, resimler ve hediyeler sergilenmektedir. Yaz ve kış sezonlarında hiç farketmeden temposunu koruyan yoğun trafiğe takılmak istemiyorsanız, Kahire merkezi yürüyerek de gezebileceğiniz bir bölgedir. Kentin havasını solumak adına yapabileceğiniz en iyi aktivitelerden biridir.

İlginizi Çekebilecek Yazılar

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here